YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4229
KARAR NO : 2010/14039
KARAR TARİHİ : 09.12.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 15.1.2010
Nosu : 111-10
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkillerinin murisi … hakkında senede dayalı olarak takibe geçip, müvekkillerinin mirasçı sıfatı ile borçtan sorumlu oldukları gerekçesiyle ödeme hususunda icra dosyasından muhtıra gönderildiğini, muris …’in davalının kayınpederi olup, bu miktar kadar borçlanacak bir ticari ilişkinin taraflar arasında olmasının mümkün bulunmadığını, davalının da bu miktar kadar parayı verebilecek maddi gücü bulunmadığını, muris …’in ölmeden önce davalının kendisine bir belge imzalatmak istediğini, kendisinin de davalının eşi olan kızının hatırı için bu belgeyi imzaladığını, davalının senedi hile ile aldığını ve boş kısımlarının doldurduğunu ifade ederek senet nedeni müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerinin alacağına karşılık muris …’den takip dayanağı bonoyu aldığını ve bakiye alacağının tahsili için takibe geçtiğini davacıların senede karşı olan iddiaları için yazılı delil ibraz etmeleri gerektiğini ileri sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı mirasçıların murisi …’in sağlığında davalıya senet verdiği, daha sonra senedin takibe konduğu, davacıların senede karşı olan iddialarını yazılı delille ispat edemedikleri, davacıların hile olgusuna dayanmaları nedeni ile dinlenen tanık beyanlarından da bu hususun ispat edilemediği, davalı hakkında bedelsiz senedi kullanmak suçundan yapılan soruşturma sonucunda Cumhuriyet Savcılığınca takipsizlik kararı verilip, bu kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.