YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11120
KARAR NO : 2010/13796
KARAR TARİHİ : 06.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 02.07.2009
No : 1870-1244
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 21.07.2008 tarihli 113.848.52.-YTL bedelli faturadan 6.265.-YTL’lik kısmi alacağının tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan 51.000.-Euro karşılığında makine aldığını ve bu tutarın davacıya ödendiğini, fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında kur farkı mevcutsa, bunun için davacının ayrı fatura düzenlemesi gerektiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının yanlar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle 21.07.2008 tarihli faturadan dolayı fatura tarihi itibariyle 51.000.-Euro’ya karşılık 113.848.52.-TL ödemesi gerektiği, ancak davacının 08.08.2008 ve 22.08.2008 tarihlerinde toplam 107.723.41.-TL ödediği, bu nedenle davalının 6.125.11.-TL daha ödeme yapması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 6.125.11.-TL , asıl alacak üzerinden devamına ve davalının %40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından yapılan ödemelerin davacı tarafından davalıya satılan mal bedelini karşılayıp karşılamadığı noktasında toplanmaktadır. Davalının kabulünde olan ve davacı tarafından davalıya gönderilen 18.07.2008 tarihli teklif yazısında mal bedelinin 51.000.-Euro olduğu (KDV hariç) ve bedelin sevk tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden YTL’ye dönüştürülerek fatura tanzim edileceği hükme bağlanmıştır. Bu durumda mahkemece anılan hüküm uyarınca dava konusu borcun miktarının tespiti ile davalı ödemelerinin de bu miktardan düşülerek hesaplanması için konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alındıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.