YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4716
KARAR NO : 2010/13879
KARAR TARİHİ : 07.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 15.2.2010
Nosu : 2022-376
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, 3167 Sayılı Yasa gereği davalı bankanın karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için sorumlu olduğu meblağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı banka vekili 6 aylık zamanaşımı süresi dolduğu için icra takibine yönelik itirazlarının yerinde olduğunu, bankanın sorumluluğunun bizatihi çeke bağlı fer’i bir sorumluluk olduğunu, hal böyle olunca 10 yıllık değil, 6 aylık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde çeklerin süresinde bankaya ibraz edildiği, her çek yaprağı için bankanın sorumlu olduğu meblağı davacının kabul etmediğine dair davalı banka tarafından herhangi bir belge ibraz edilmediği, kaldı ki ibrazı anında karşılığının çıkmaması durumunda hamilin bankanın ödemekle sorumlu olduğu miktarı talep etmemiş olmasının daha sonra talep etmesine engel teşkil etmeyeceği, nitekim davacının somut olayda bankanın sorumlu olduğu miktarı ibrazdan sonra istediği, davalı bankanın itirazının haksız olduğu, bankanın yükümlülüğünün genel hükümlere tabi olduğu ve B.K.nun 125.maddesi gereğince 10 yıl devam edeceği gerekçeleri ile davanın kabulüne, itirazın 3.915.00.-TL.asıl alacak ve her bir çek için bankaca karşılıksız olduğunun belirlendiği tarihten itibaren hesap edilecek değişen oranlardaki yasal faizi, icra takip masrafları üzerinden iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 40’ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4.maddesinde 4814 Sayılı Kanun ile 26.2.2003 tarihinde yapılan değişikliğe göre çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10.maddesinde belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10.maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamile verileceği, çek hamilinin bu fotokopi ile müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi, Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebileceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkemece veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği yasal hükme bağlanmıştır.
Bu durumda, mahkemece belirtilen hususlar çerçevesinde çek asıllarının bankaya bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, bu şartların oluşmaması durumunda ise ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 7.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.