YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11223
KARAR NO : 2010/13961
KARAR TARİHİ : 08.12.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 9.12.2009
No : 1006-2356
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin …’daki şubesinden 22.12.2004 tarihinde SHOV marka Televizyonu 3.750 TL’sına satın aldığını, Ağustos 2008 tarihinde arızalandığını ancak dava konusu televizyon üretici firmasının kapanması nedeniyle yedek parça temininin mümkün olmadığı ve yetkili servis istasyonunun bulunmaması nedeniyle 3.750 TL’nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve dava konusu televizyonun davalı yana teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini, müvekkili firmanın sadece ürünlerinin nihai alıcıya ulaşmasına vesile olduğunu, davacının iddia ettiği kusur ve sorumluluk üretici firmaya ait olduğunu, kaldı ki arızalı olduğu ileri sürülen ürün ile ilgili olarak müvekkiline yapılmış herhangi bir ayıp ihbarının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi beyanı doğrultusunda, davalının satmış olduğu televizyonun kullanım ömrü devam ettiği sürece yetkili servis hizmeti sunmak ve yedek parça temin etmekle yükümlü olduğunu, oysa ki ortalama 10 yıl kullanım ömrü olan dava konusu televizyonun satın alma tarihine göre 4 yıl geçmeden davalı yan servis hizmetini sonlandırmış ve yedek parça temin etme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, satın alma tarihine göre 4 yıla yakın davacı yanca cihazın kullanılması ve hurda değeri gözetilerek satış değeri üzerinden hakkaniyet ilkeleri uyarınca indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 2.750 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu cihazın davalıya teslimine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı mal satıldığı iddiasına dayanmaktadır. Taraflar tacir olduğundan somut olayda 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulama yeri bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar dava konusu televizyonda gizli ayıp olduğu bildirilmişse de bunun dayanakları ve gerekçeleri tam olarak açıklanmamıştır.
Bu durumda mahkemece, somut olayda uygulanması gereken TTK 25/III. maddesinde öngörülen ayıbın niteliği ve süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunulmadığı yönü üzerinde araştırma ve inceleme yapılarak BK 202 ve devamı maddelerinde öngörülen hükümler de gözetilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.