Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/588 E. 2011/12706 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/588
KARAR NO : 2011/12706
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı … A.Ş. arasında imzalanan 23.01.2007 tarihli bayilik sözleşmesinde öngörülen asgari alım yükümlülüğüne uyulmadığı, diğer davalıların da garantör sıfatıyla … AŞ.’nin borçlarını garanti ettiklerini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000.USD cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin tarafların karşılıklı mutabakatı ile feshedildiğini, işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınmadığı bir dönem için asgari alım yükümlülüğüne aykırı bir davranıştan söz edilemeyeceğini, kefil olan davalıların küçük puntolu taahhütnameden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, sözleşmede ve taahhütnamede öngörülen asgari alım yükümlülüğüne uyulmadığı, işyeri açma ve çalışma ruhsatının geç alınmasından dolayı davacıya kusur izafe edilemeyeceği, garantör olan davalıların bayinin yükümlülüklerini yerine getirmemesinden kaynaklanan borçlardan ve cezai şarttan sorumlu olduğu belirtilerek 50.000.USD. cezai şartın davalılardan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki 28.12.2008 tarihli fesih protokolü ile sona erdirilen 23.1.2007 tarihli bayilik sözleşmesinin 46.maddesinde, sözleşmenin taraflarca anlaşma yapılarak sona erdirilmesi hâlinde bayinin cezai şart ödeyip ödemeyeceği konusunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bayilik sözleşmenin 43.maddesinde de davacının haklarına yer verilmiş olup, bayilik sözleşmesini sona erdiren protokolde de tarafların hakları saklı tutulmuştur. Bu durumda mahkemece sözleşmenin anılan hükümleri ile bayilik sözleşmesini sona erdiren fesih protokolünün bir arada değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 825,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.