Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/916 E. 2011/3938 K. 06.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/916
KARAR NO : 2011/3938
KARAR TARİHİ : 06.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar Hazine ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 279 ada 19 ( 453 m2 ), 297 ada 49 parsel sayılı (3244 m2) yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına, 345 ada 7 parsel sayılı (15327 m2) taşınmaz ise … ve … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla, … ise 345 ada 7 parselin 1/3 payının kendisine ait olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece …’ın 345 ada 7 parsele yönelik davası askı ilan süresi içinde açılmadığından dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Hazinenin davasının kısmen kabulüne, 297 ada 49 parselin ham toprak niteliğiyle Hazine adına;
345 ada 7 parselin (A)=12543 m2 bölümünün ham toprak niteliğiyle Hazine adına;
345 ada 7 parselin (B) 2784 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına tesciline;
279 ada 19 parsel hakkında mahkemenin 2008/168 sayılı dosyasında …adına tapuya tesciline karar verilmiş olması nedeniyle bu parsele yönelik davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından 279 ada 19 ve 345 ada 7 parsele; davacı … tarafından 297 ada 49 parsele yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. Maddesine göre yapılan orman kadastro çalışması vardır.
1) …’ın 297 ada 49 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından, uzman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma inceleme sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, ancak 30 yıldır kullanılmadığı saptanarak ham toprak niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Hazinenin, 279 ada 19 ve 345 ada 7 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
279 ada 19 parsel hakkında askı ilan süresi içinde 24.01.2008 günü …tarafından … aleyhine dava açılması sonucunda davanın kabulüne ve davacı …adına tapuya tesciline dair verilen karar 28.08.2008 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Mahkemece bu parsel hakkında Hazinenin açtığı davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmişse de 2008/168 sayılı dosyada Hazinenin taraf olmaması nedeniyle Hazineyi bağlayan bir kesin hükümden sözedilemeyeceği gibi, Hazine temyize konu
davayı 31.01.2008 tarihinde ve yine askı ilan süresi içinde açtığına göre ve aynı parsel hakkında daha önce …tarafından açılmış bir dava bulunduğuna göre ,davalar birleştirilerek iddiaların birlikte incelenmesi gerekirken, önce açılan dava hakkında karar verilmesi ve yanlışlıkla kesinleştirilmesi doğru değildir. Bu durumda 19 parselin davası kesinleşmiş olmayacağına, tutanak aslı da halen “davalı” şerhi verilmiş halde temyize konu dosya içinde bulunduğuna göre, önceki davayı açan …de davaya dahil edildikten sonra her iki iddia birlikte incelenmelidir.
Yine 345 ada 7 parsel hakkında …’ın askı ilan süresi geçtikten sonra 26.03.2010 günü dava açmış olması nedeniyle görevli mahkemenin neresi olduğu dahi gösterilmeden dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, Hazine aynı parsel hakkında hem görevsizlik kararı, hem esastan karar verilemeyeceği bu yönden hükmün bozulması gerektiği iddiasıyla bu parsele yönelik hükmü temyiz etmiştir. 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesinde “Kadastro mahkemeleri, kadastro mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanların iddiasına dair uyuşmazlıkları inceler ve karara bağlar.” hükmü bulunmaktadır. Bu yasal düzenleme ile kadastro davası açıldıktan sonra üçüncü kişi ve kuruluşlara kadastro tespitinden önce var olan bir hakka dayanılarak, taşınmaz üzerinde herhangi bir iddia ileri sürmek imkanı tanınmıştır Hazine 345 ada 7 parsel hakkında askı ilan süresi içinde dava açtığına göre …’ın 3402 sayılı Yasanın 26/D maddesine göre davaya katıldığının kabulü gerekir. Mahkemece yapılan araştırma inceleme sonucu 345 ada 7 parselin eski tarihli resmi belgelere göre (B) bölümünün orman sayılan; (A) bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu doğru olarak belirlenmiş ise de …’ın taşınmazda 1/3 oranında pay sahibi olduğu iddiasıyla açtığı dava hakkında karar verilmemiştir. O halde, …’ın davası hakkında görevsizlik kararı verilmeyip esasa girilmeli ve toplanan delillere göre işin esası hakkında karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; davalı …’ın 297 ada 49 parsele yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu parsele ilişkin hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının …’a yükletilmesine,
2) İkinci bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin 279 ada 19 ve 345 ada 7 parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu parsellere yönelik hükmün BOZULMASINA 06/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.