YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17519
KARAR NO : 2012/8683
KARAR TARİHİ : 07.06.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü, … mevkii 101 ada 164 Parsel sayılı 3557,61 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 163 ve 165 sayılı parseller ile bir bütün olarak Mehmet evlatları İsmet Alp ve arkadaşların zilyetliğindeyken taksim ve satışlar sonunda paylarına düştüğü ve halen onların zilyetliğinde olduğundan söz edilerek … ve … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ileri sürerek, tespitinin iptali ve Hazine adına tescilini istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tespitinin iptaline ve davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilan edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahdidi, 1981 yılında yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilan edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983, itirazlı yerlerde ise 30.07.1982 tarihinde ilan edilip, 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu, orman kadastrosu ve 6831 sayılı Yasanın, 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması, 1991 yılında 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan aplikasyon ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması mevcuttur.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, orman kadastro tutanak ve eski tarihli haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, tespit tarihi itibariyle davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişilerin sair temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 07/06/2012 günü oybirliği ile karar verildi.