YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8852
KARAR NO : 2010/11601
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalının icra takibine konu ettiği, 6.000.00 TL bedelli bononun avans olarak verildiğini aslında 1.000.00 TL borcu kalmasına rağmen, ödemeler düşülmeden icra takibine girişilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek bononun iptali ile 1.000.00 TL borcu olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bonoda “nakden” ibaresinin bulunduğunu, davacıya verilen borç para nedeniyle bononun alındığını iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davacının tanık beyanına dayandığı ancak iddianın yazılı delil ile ispatlaması gerektiği davacı yanca teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine, menfi tespit talep edilen 5.000 TL’nin %40’ı oranındaki inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/4 maddesi uyarınca; “Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde %40’dan aşağı tayin edilemez”.
Görüldüğü gibi menfi tespit davasının alacaklı lehine sonuçlanması halinde anılan yasa hükmü uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için ihtiyati tedbir kararı alınmış, uygulanmış ve alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağına kavuşmasının geciktirilmiş olması koşullarının gerçekleşmiş bulunması gerekmektedir.
Somut olayda ihtiyati tedbir kararı alınmadığı ve böylece anılan yasa hükmünde öngörülen tazminat koşulları oluşmadığı halde davacı borçlu aleyhine alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.