YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17669
KARAR NO : 2012/9738
KARAR TARİHİ : 11.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih nedeni gösterilen davacının davranışının yeterli delillerle kanıtlanmadığı, bu nedenle iş sözleşmesinin feshinin ağır bir yaptırım olduğu ve ölçülük ilkesine uymadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davalı şirkete ait işyerinde mağaza satış danışmanı unvanı ile çalışan davacının iş sözleşmesinin işverenin güvenini kötüye kullandığı, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu gerekçesi ile 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e maddesi gereğince feshedildiği bildirilmiştir. Davacının işverenin bilgisi dışında ve yasak olmasına rağmen bir bayanın nü fotoğraflarını faturasız olarak çektiği, bayanın fotoğrafın kalitesini beğenmemesi ve parasını geri istemesi üzerine bayana parasını iade ettiği tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Davalı işverenin, davacının bayana parasını iade ederken taxfree diye adlandırılan fatura ile satış yapmış gibi göstererek sisteme girmediği yönündeki iddiası yeterli delillerle kanıtlanmamış ise de, davacının izinsiz fotoğraf çektiği ve iade edilen para ile fatura bedelinin aynı olduğunun anlaşılması karşısında işverende iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güveni yıkmaya elverişli bir şüphe oluşmuş bulunmaktadır. Bu nedenle iş sözleşmesinin feshinin feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilmelidir. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 300,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 11.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.