YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2459
KARAR NO : 2010/3150
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahil Hazine vekili ile davalılardan Orman Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.05.2006 gün ve 2006/664-6567 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parselin kesinleşmiş orman kadastro sınırları dışında olduğu, 299 yazım numaralı vergi kaydı kapsamında … Kaygısıza aitken, özel parselasyon yapılarak harici satışlar ile davacı gerçek kişilere belli bölümlerin satıldığı, ancak taşınmazın ifrazı olanağının bulunmadığı, bayi ve satın alan davacılar yararını kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davaların reddine ve parselin tesbit gibi tesciline karar verilmiştir. Ne var ki; kadastro tesbitinde esas alınan vergi kaydı 7000 m2 yüzölçümünde olup, kuzey sınırı meşeli alan okuduğu ve bu haliyle değişir sınırlı vergi kaydının kapsamının 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek saptanması gerektiği halde, mahkemece, taşınmaza komşu parsellerin kadastro tesbit tutanakları ve dayanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1958 yılında yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ilişkin işe başlama ve çalışma tutanakları getirtilmemiş, yörede yapılan orman kadastrosunun seri bazında yapılıp yapılmadığı, çekişmeli taşınmazın bu işlemde değerlendirilip değerlendirilmediği üzerinde durulmamış, çekişmeli taşınmazın 1. derece doğal sit alanı olarak ilan edilen yerlerden olup olmadığı yöntemince araştırılmamış, davcı gerçek kişilerin, taşınmazın payları oranında tescili talebi de bulunduğu halde, satın aldıkları bölümlerin paya dönüştürülerek tescil edilip edilemeyeceği düşünülmemiş, taşınmazda zilyetliğin ne zaman başladığı, ne kadar süre ile kimin tarafından zilyet edildiği, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı araştırılmamış soyut yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile yetinilmiştir.
O halde, Mahkemece, öncelikle, çekişmeli taşınmazın, dosyada bulunmayan komşularının kadastro tesbit tutanakları ve var ise dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları, getirtilmeyen revizyon parsellerinin tesibit tutanakları ve tapu kayıtları, yörede yapıldığı anlaşılan orman kadastro işlemlerine ilişkin tüm orman kadastro tutanakları, yörenin 1. derece doğal sit alanı ilan edilmesine ilişkin 1979 yılında verilen koruma kurulu kararı, bu kararın değiştirilmesine ilişkin kararlar var ise ekleri ve haritası, bu işleme karşı idari dava açılmış ise ilgili dava dosyası, imar planının ne zaman kesinleştiği sorularak imar planları ve haritası getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bir orman yüksek mühendisi, bir harita mühendisi, bir tasarruf kontrol memuru, bir ziraat mühendisi bilirkişi ve bir botanik uzmanı yada … mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yeniden yapılacak keşifte, 1958 orman kadastrosu … mahallesinin tamamını kapsayacak biçimde yapılmış ise 1958 orman kadastro haritası ve kadastro paftası zemine uygulanmalı, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına göre konumu duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptanmalı, orman bilirkişiye en az 5 – 10 adet orman sınır noktasını içeren orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlettirilmeli; 1958 yılında orman kadastrosu seri usulde yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde değerlendirilmemiş, ve daha sonraki tarihlerde orman kadastrosu yapılmış ise bu kez, en eski tarihli memleket haritası … fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak, çekişmeli taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği saptanmalı, … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli, taşınmazın 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, memleket haritası … fotoğrafı ve amenajman planı … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı;
Taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği taktirde bu kez; yapılacak keşifte; Yeterince yaşlı bilirkişilerden çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerin ne zaman yerleşim birimi haline geldiği sorulmalı, İmar planı, 1. derece doğal sit alanı olarak belirlenmesine ilişkin koruma kurulu kararı ve imar planı uygulanarak, çekişmeli parselin yerleşim birimi haline geldiği tarihe göre, 1. derece doğal sit alanı olarak ilan edilip edilmediği, imar planı sınırları içinde kalıp kalmadığı saptanmalı, 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi gereğince imar palanı sınırları içindeki taşınmazların imar ihya yoluyla edinilemeyeceği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunun 11. maddesine, 5226 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik “sit alanlarının zilyetlik yoluyla edinilemeyeceği” kuralı kabul edildiği, bu yasa hükmünün kamu düzeni ile ilgili olduğu, değişikliğin yasası ile birlikte henüz kesinleşmemiş olan tüm davalara uygulanacağı gözetilmeli,
Kadastro tesbitine esas alınan vergi kaydı değişebilir nitelikte sınırlar içerip, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamı yüzölçümüne değer verilerek saptanacağından, sabit sınırlarından başlanarak, yerel bilirkişi yardımıyla uygulanmalı, yüzölçümü ile geçerli kayıt kapsamı belirlenmeli, Harita mühendisi bilirkişiye uygulamayı gösteren kroki düzenlettirilmeli, kayıt fazlalığının nereden kaynaklandığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığı üzerinde durulmalı,
Hazineye karşı gerçek kişilerin zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının varlığını kanıtlaması gerekeceğinden, yapılacak keşifte, davacıların varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenip, zilyetliğin nasıl ve ne zaman başladığı; kaç yıl süre ile ne şekilde devam ettiği sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalı, komşu parsellerin tümünün tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanarak, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri ve zilyetlik yolu ile kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı belirlenmeli, … bilgisine sahip tarım uzman bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, tarım toprağı olup olmadığı ve tarım toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı saptanıp; ev yapmak suretiyle taşınmazın ekonomik amacına uygun zilyetlikten söz edilemeyeceği gözetilerek bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmeli,
Vergi kaydının yüzölçümü ile geçerli kapsamı dışındaki bölümleri yönünden, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacının zilyetlik yolu ile kazandığı … bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmalı,
Tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuca göre, gerçek kişiler için kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu belirlenecek olur ise, davacı gerçek kişilerin, satın aldıkları taşınmaz bölümü paya dönüştürülerek adlarına tescil kararı verilip verilemeyceği araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … İlçesi, … Köyü 107 ada 45 parselin 4336 payı kabul edilerek hisseleri oranında davacılar adlarına tapuya tesciline, tapu kütüğünün beyanlar hanesine taşınmazın 1. derece doğal sit alanında kaldığının şerh verilmesine karar verilmiş, hüküm müdahil Hazine vekili ile davalılardan Orman Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılıp 27.10.1958 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, 1744 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 17.11.1982 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, yine 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 14.10.1989 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.