YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1507
KARAR NO : 2022/5921
KARAR TARİHİ : 15.09.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.05.2019 tarih ve 2015/239 E.- 2019/491 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.11.2020 tarih ve 2020/1224 E.- 2020/1163 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin, davalı şirketin sermayesinin %40’na tekabül eden 8.000 payın sahibi olduklarını, 30/04/2015 tarihli genel kurulunda alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, şirketin 30/04/2015 tarihli olağan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı şirketin 30/04/2015 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile 30/04/2015 olağan genel kurul kararlarının iptalini talep ettiği, iptali talep edilen genel kurula katılımın davacılar da dahil %100 oranında olduğu, bu itibarla davacının bilgi alma hakkının ihlal edildiği iddiasının somut olarak delillendirilemediği, şirketin önceki sermayesinden dolayı hissedarların taahütlerini yerine getirdiğinden ortakların sermaye borçlarının bulunmadığı, 12/05/2014 tarihli genel kurul toplantısında 50.000,00 TL’ye çıkartılan sermayenin şirket ortakları tarafından pay ödemelerinin yapıldığı, sermaye paylarının hazirun cetvellerinde belirtildiği, şirket ortakları tarafından kullanılan kabul ve red oylarına göre olması gereken payların hazirun cetvellerindeki oranlara göre eksiklik var ise de kabul oylarının red oylarından fazla olması ve 2014 yılı bilanço gelir gider tablosunun oy çokluğu ile kabul edilmiş olması sebebiyle bu durumun genel kurul kararının iptalini gerektirecek nitelikte olmadığı, bunun yanında yönetim kurulunun ibrasına ilişkin kısımda hissedar Emre Yağcı’nın pay oranının 250 olması gerektiği ve oydan yoksunluk hükümleri çerçevesinde yapılan hesaplamada olumlu oyların red oylarının altında kalmış olması nedeniyle ibra edilmemiş sayılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı … Kardeşler Gıda San. ve Tic. A.Ş.’nin 30/04/2015 tarihli genel kurul kararının yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddesinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar; itirazlarına konu şirket bilanço ve gelir tablolarının TMS’na uygun şekilde hazırlanmadığını, bilgi edinme hakkının kullandırılmadığı bu sebeble bilançonun tasdiki kararının iptali gerektiğini ileri sürdükleri, ancak bilançonun gerçeğe aykırı olması nedeniyle iptal kararı verilebilecek ise de yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilançonun gerçeğe uygun olduğu, detay mizanların incelenememiş olsa da bilançodaki kayıtların gerçeğe uygun olduğu hususunda kanaat bildirildiğinin anlaşıldığı, hazirun cetvelinde davacıların payı %22 oranda gösterildiği,ancak davacıların iddiası doğrultusunda %40 oranında hazırlanması gerektiği, %40 orana göre yine kabul oyları %60 olup red oylarından fazla yeterli nisap ile alındığı sonucuna varıldığı, anonim şirketlerde bilanço, kâr ve zarar hesaplarının onaylanması konusunda özel bir nisap öngörülmediği, bilgi alma ve inceleme hakkının TTK’nın 437. maddesi gereğince dava konusu yapılabileceği, ancak bilgi alma hakkının ihlali nedeniyle genel kurul toplantısında yanlış bir karar alınmış olması bir başka deyişle bilgi vermeme ile alınan kararlar arasında illiyet bağının bulunması halinde kararların iptalinin söz konusu olabileceği, davacıların bilgi alma hakkının ihlali nedeniyle yanlış bir karar alındığına dair somut bir iddia ve delil bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.