YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3770
KARAR NO : 2010/6586
KARAR TARİHİ : 18.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davaya konu, … Beldesi 837 sayılı parsel 4600 m2 yüzölçümü ile tarla niteliğinde ve 4/9/1996 tarihindeki satın alma nedeniyle davalı … adına tapuda kayıtlıdır. Tapu kaydının beyanlar hanesinde 24/01/2002 tarihinde konulan 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır. Davacı Hazine, davaya konu taşınmazın tamamının orman kadastro sınırı içinde iken, yörede 13.04.1999 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile HAZİNE adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davaya konu parselin tamamının davalı adına olan tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, tapunun beyanlar hanesinde 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarıldığının şerh verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Davalıya dava dilekçesi, dava dilekçesinde gösterilen adres olan … Beldesinde tanınmadığından bahisle tebliğ edilememiş, mahkemece taşınmazın davalıya satışı sırasında belirtilen adresinin bildirilmesi ve akit tablosunun gönderilmesi için Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış akit tablosunda gösterilen adrese (… … NO:29/3 …/… tebligat çıkartılmıştır. Bu tebligat ise davalının tanınmadığından iade edilmiş,daha sonra aynı adreste çıkarılan Tebligat Yasanın 35. maddesine göre davalıya 09/07/2008 tarihinde tebligat yapılmış, ancak mahkemece yapılan tebligatın Tebligat yasasının 35. maddesine uygun olmadığından dosyaya ne şekilde bildirildiği anlaşılamayan, … CAD.2. KISIM MAH .NO:1102 İÇ KAPI NO.13-… adresine,dava dilekçesi ve duruşma gününü bildiren davetiye kayınpederi … … imzası ile ve birlikte ikamet ettiğinden bahisle 25/02/2009 tarihinde tebliğ edilmiş,ancak davalı duruşmaya gelmemiş ve mahkemece yokluğunda verilen kararın tebliği amacıyla aynı adrese çıkarılan tebligat ise, … isimli şahsın imzası ile tanınmadığı belirtilerek karar tebliğ edilemeden iade edilmiştir. Temyiz eden davalının karardan ne şekilde haberdar olduğu da belirtilmemiştir. Ne var ki; davalının temyiz dilekçesinde dahi açık adresini yazmayıp gizlediği, bu durumda davalının kötü niyetli olduğu, birlikte oturduğu belirtilen kayınpederi … … isimli kişinin kayınpederi olmadığını dahi iddia etmediğinden savunma hakkının kısıtlandığından söz edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 1999 yılında yapılan ve 13/04/1999 yılında ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmış, 1978 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazın, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu göz önünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
Bu nedenle; kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – … 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y.931 – … M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına ve davalı kişinin kendisine satandan sebepsiz zenginleşme kurallarına göre satış bedelini isteyebileceğine göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/05/2010 günü oybirliğiyle karar verildi