YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/46
KARAR NO : 2011/528
KARAR TARİHİ : 27.01.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre,davacının tüm , davalı iş verenin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Uyuşmazlık davacı sigortalının davalı işverenin işyerinde meydana gelen iş kazasında % 4 oranında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde 100.00 TL,maddi, 8.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece maddi tazminatın kabulüne, manevi tazminatın ise kısmen kabulü ile 8.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18.6.1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, karar davalı iş veren vekilince temyiz edilmiştir.
Olay tarihinde davalı işverene ait işyerinde çalışırken iş kazası geçiren davacının % 4 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacı işcinin %50 , davalı işverenin % 50 oranında kusurlu bulunduğu , dosya içeriğinden ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır.
BK’nun 47 maddesinde hâkimin, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu konu ile ilgili 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebileceğinden hâkimin kararında bunları objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın miktarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilecek manevi tazminat tutarının uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletici nitelikte olması, zarara uğrayanda bir huzur duygusu oluşturmalı,niteliği gereği bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinerek zarar uğrayan için bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusuru,özellikle kazaya uğrayan işçinin iş göremezlik oranı ve yaşı olayın ağırlığı ve tarihi davacıda yaratılan elem ve üzüntü gibi diğer özelliklerde gözetildiğinde maluliyete uğramayan davacı için hükmolunan manevi tazminatın yüksek taktir edildiği açıkça ortadadır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK’nun 438/7.maddesi gereği düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davanın kısmen kabulü ile,100.00 TL maddi tazminatın 18.6.1997 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin zaman aşımı nedeniyle reddine,
2-2.000.00-TL manevi tazminatın 18.6.1997 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminata yönelik fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
3-Alınması gereken 108.00-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılmış olması sebebiyle yeniden harç alınmasına yer olmadığına,davacı tarafça fazla yatırılan 288.45-TL harcın kararın kesinleşmesini takiben istek halinde davacıya red ve iadesine
4-Davacı tarafından ödenen 11.20-TL başvurma harcı ve 108.00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan toplam 538.75-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 53.87-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,davalı tarafından yapılan toplam 586.98-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 528.98 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden davacı için hesaplanan 575.00-TL ve manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575.00-TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddedilen, maddi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 1.111,62-TL ile yine reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine”, rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine,
27.1.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.