YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20167
KARAR NO : 2010/3399
KARAR TARİHİ : 17.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 222 ada 21 parsel sayılı 21510 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ocak 1969 tarih 37 numaralı tapu kaydı nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (B2)= 1510 m2 bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına, (B1)= 20000 m2 bölümünün davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 07.06.2002 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılarak 28.02.2008 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre, çekişmeli taşınmazın (B1) bölümünün 3573 Sayılı Yasaya göre oluşturulan zeytincilik tapusu kapsamında kaldığı belirlenerek, 6831 Sayılı Yasanın 1/I maddesine göre “sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel kanunu gereğince devlet ormanlarından tefrik edilmiş ve imar, ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş yabani zeytinliklerin orman sayılmayacağı” hükmü gereğince bu bölüm hakkındaki davanın reddine; B2 bölümünün ise değişir sınırlı tapu kapsamı dışında kaldığı, eğiminin % 18 civarında, delicelik niteliğinde bulunduğu, bu hali ile 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramına göre aslının orman niteliğinde olduğu ancak zeytincilik parselaj sahasında kalması nedeniyle ormandan tefrik edildiği,1970 yılından beri çıkarılan orman kadastro yönetmeliklerinin tümünde “…Devlet ormanlarından tefrik edilmiş zeytinlik, sakızlık, harnupluk sahalar için tevzi işlemi yapılmamışsa devlet ormanı olarak sınırlandırılır.” yine 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesinde “evvelce sınırlandırması yapılıp da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların….orman kadastrosu… orman kadastro komisyonlarınca yapılır”hükümleri gereğince orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak davası reddedilen taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine 28.02.1995 tarihinde yürürlüğe giren 4086 Sayılı Yasayla değişik 3573 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre şerh konulmamış olması doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının 1. paragrafından sonra gelmek üzere “davalı adına tescil edilecek 222 ada 21 parselin B1 bölümü ile ilgili olarak, kütüğünün beyanlar hanesine bu parsel 3573 Sayılı Zeytincilik Islah Yasası gereğince verilmiş olduğundan, bu yasanın 4086 Sayılı Yasayla değişik 3. maddesi gereğince hiçbir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamaz, miras hariç bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü küçültülemez, aksi halde Hazinece geri alınır şeklinde şerh verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 17/03/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.