YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17110
KARAR NO : 2010/1036
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.10.1995- 5.3.2005 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin işçilik alacağı yönünden feragat nedeniyle reddine, hizmet tespiti yönünden dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar vermiştir.
Hükmün davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 1.10.1995- 5.3.2005 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tesbiti ile bir kısım işçilik alacağının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 15.4.2008 tarihli davadan feragat dilekçesi nazara alınarak işçilik alacakları davasının feragat nedeni ile reddine, hizmet tesbiti davası yönünden ise hizmet tespitine yönelik davadan feragat edilmeyeceği gerekçesiyle HUMK’nun 409.maddesi gereğince davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık sigortalılık süresinin tesbitine ilişkin olup uyuşmazlık bu kabil davalardan feragat edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan feragat davanın taraflardan birinin ( davacının ) netice-i talebinden vazgeçmesidir. Feragat ile yanlız mevcut davadan değil o dava ile istenilen haktanda vazgeçilir. Davadan feragat sonucunda feragata konu teşkil eden hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz.
1982 Anayasa’sının 12. maddesinde herkesin kişiliğine bağlı dokunulamaz devir edilemez, vazgeçilemez temel hak ve hürriyetlere sahip olduğu 60. maddede ise herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirilecek olursa sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulamaz ve feragat edilmez bir hak olduğu sonucuna ulaşılır.
506 sayılı Yasanın 6. maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek çalışanların işe alınmalarıyla kendiliğinden sigortalı olduğu bu suretle sigorta olmak hak ve yükümlülüğünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği, sözleşmelere sosyal sigorta yardım ve yükümlerinin azaltmak veya başkasına devretmek yoluyla hükümler konulamayacağı belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak kişi bakımından hem bir hak hemde yükümlülüktür.
HUMK’nun 95.maddesinin emredici nitelikte bir hüküm olmasına aksine bir uygulama yapılarak davanın işlemden kaldırılmasının yasal olarak olanaklı bulunmamasına ve sosyal güvenlik hakkından feragat mümkün olmadığından hakdüşürücü süre içinde davacının aynı konuda her zaman dava açmasının mümkün olmasına göre hizmet tespit davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ayrıca işçilik alacakları davasında talep edilen alacağın her iki davalıdan tahsili istendiği halde davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 9.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.