Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5031 E. 2011/8079 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5031
KARAR NO : 2011/8079
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,27.11.2008 tarihinden sonra tarım … sigortalısı olmadığının tesbitiyle,aksi yöndeki Kurumu işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R AR
Dava, davacının 27.11.2008 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa’ya göre tarım … sigortalısı olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 27.11.2008 tarihinden sonra tarım … sigortalısı olmadığının tesbitine, aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptaline karar vermiştir.
Uyuşmazlık davacının işçi olarak çalıştığı 27.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında ve 01.01.2009 tarihinde başlayıp devam eden çakışan SSK’lı çalışmaları nedeniyle 2926 sayılı Yasaya tabi Tarım … sigortalılığının iptal edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Dosya içeriğinden; davacının 1.4.1999 tarihinde Tarım … sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, zorunlu SSK’lı çalışmasının başlaması nedeniyle 17.5.2000 tarihinde sigortalılığının sona erdirildiği, 2.6.2000’de yeniden kayıt, 4.1.2001’de terk, 23.10.2001 yeniden kayıt, 24.4.2002 terk, 1.5.2002 yeniden kayıt, 5.5.2002 terk, 1.10.2002 yeniden kayıt olup, bu tarihten sonra 26.7.2010 tarihine kadar tarım … sigortalılığının devam ettiği, SSK sigortalı hizmet döküm belgesinden 18.5.2000-30.09.2002 tarihleri arasında aralıklı olarak kısa süreli olmak üzere 27.11.2008-31.12.2008 tarihleri arasında ve 1.1.2009 tarihinden itibaren de devam eder şeklinde SSK’lı çalışmalarının bulunduğu, 04.16.2006 tarihinden itibaren Ziraat Oda kaydının olduğu, 2004 ve 2007 yıllarında DGD’den faydalandığı, adına kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu anlaşılmıştır.
01.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasanın 6/b maddesi ile “diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona ereceği” düzenlemesi ile Tarım … sigortalılığı ile 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmaların çakışması halinde 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmalara üstünlük tanınacağı açıkça düzenlenmiştir.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 4/b-4 maddesi ile “tarımsal faaliyette bulunanların bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacağını”, 5510 sayılı Yasanın 8/3 maddesi ” tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin belirtildiği” 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi “Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği”bildirilmiş, 5510 sayılı Yasanın 6/1-ı maddesinde ; Kamu idarelerinde ve Kanunun ek 5 inci maddesi kapsamında sayılanlar hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenler ile 65 yaşını dolduranlardan talepte bulunanlar’ın sigortalı sayılmayacağı ve aynı yasanın 6/2 maddesinde ise birinci fıkranın (ı)bendinin uygulanmasında Türkiye Ziraat Odalar Birliğinin görüşünün alınacağı bildirilmiş, 5510 sayılı Yasanın Geçici 16. maddesinde bu Kanunun 6. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde belirtilen “otuz” ibaresi, bu maddenin yürürlüğe girdiği yıl için “onbeş” olarak uygulanın ve prime esas günlük kazancın otuz katını geçmemek üzere takip eden her yıl için bir puan artırılacağı bildirilmiştir.3.2.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33. maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1 maddesinde ise “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiş ve aynı yasanın Geçici 33. maddesinde ise “Kanunun 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz”hükmü getirilmiştir. İhtilaflı dönem itibariyle uygulanması gereken 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı yasanın 53/1 maddesinde “Sigortalının, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tâbi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı” bildirilmiştir.
Ancak 30.04.2008 tarihinde bu yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde ;”Kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez.Ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır.” Anılan Tebliğ 14.01.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık konusu dönemde davacının önceden başlayıp devam eden sigortalılığı 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalılık olup o tarihte yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasanın 53. maddesine göre bu sigortalılığa üstünlük tanımak gerekir.
Yapılacak iş; 5510 sayılı yasanın 6/1-ı maddesi uyarınca davacının tapu kayıt bilgilerine göre uyuşmazlık konusu dönemde toplam 20710 m2 tarla vasıflı taşınmazı bulunmasına, 25.08.2010 tarihli zabıta tutanağına göre babasına ait yaklaşık 40 dönüm tarlada buğday ekip yılda bir ton buğday aldığı bilgisine göre 5510 sayılı Yasanın 82. maddesi uyarınca Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nden 2008 ve 2009 yıllarında davacının bu tarımsal faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan aylık ortalamasının prime esas günlük kazanç alt sınırının 30 katından az olup olmayacağını sormak ,tarımsal faaliyeti nedeniyle davacının kazancını tespit etmek ve davacının 5510 sayılı Yasanın 6/1-(ı) bendi kapsamına girip girmediğini belirlemek, girmiyor ise 5510 sayılı yasanın geçici 17. maddesi uyarınca davacının yaptığı prim ödemelerinin hangi tarihe kadar olan sigortalılık süresini karşıladığını davalı Kurumdan sormak, 30.04.2008 tarihine kadar 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını belirlemek, var ise davacının sigortalılığını, ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla durdurmak, prim borcuna ait sürelerin de sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığa geçerlik tanımaktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.