YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4749
KARAR NO : 2011/7954
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının kesinleşen kısmi davada bilirkişi tarafından belirlenen bakiye maddi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulü ile 8.921.00 TL.’sının olay tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık; kısmi davada zarar miktarı belirlenmiş iken, bakiye maddi tazminat istemiyle açılan eldeki davada yeni verilere göre hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilip verilmeyeceği, belirtilen bu yöntemin, kesin hükmün ve usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak; tam ya da kısmi olarak açılan her eda davası, birisi tespit, diğeri edaya ilişkin olmak üzere iki bölüm isteği kapsar.
Kısmi dava sonucunda, davanın reddine ya da kabulüne karar verilmiş olması halinde, taraflar arasındaki borç ilişkisinin varlığı ya da yokluğu da tespit edilmiş olur. Bu tespit zorunlu olarak borç ilişkisinin tamamını kapsar. Bu nedenle; kısmi dava sonucu verilen ve kesinleşen kararın tespite ilişkin bölümü, aynı maddi ve hukuki sebebe dayanan, sonradan açılan ek dava için kesin hüküm oluşturur.
Kesin hüküm bulunan bir konuda ise, mahkemenin, bu yönün doğruluğunu yeniden inceleme ve araştırma konusu yapmasına hukuken olanak bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, ek davaya Bakan mahkeme, kısmi dava sonucu verilen ve kesinleşen hükmün tespite ilişkin bölümüyle bağlıdır. Bu yön kamu düzenine ilişkin olup, resen göz önünde bulundurulur.
Anılan kısmi tazminat davasında, davalının kusurlu eylemleriyle zararlandırıcı olayın meydana geldiği ve iş kazası niteliğinde bulunduğu yönündeki faile ve fiile (tespite) ilişkin olgular ile tazminatın hüküm altına alınan (eda) bölümü kesinleşmiştir.
Belirtilen olgular dışında, tazminatın saklı tutulan fazlaya ilişkin ve bu nedenle de hüküm altına alınmayan bölümü ile hesap raporunun buna yönelik bölümünün kesinleştiğinden söz edilemez. Yerel mahkeme, aynı maddi ve hukuki olgulara dayalı olarak açılacak olan ek davada, kesinleşen olguları gözeterek hüküm kurmak, kesinleşmeyen olgular yönünden ise, taraf istem ve beyanlarını gözeterek araştırma yapmak durumundadır.
Bu araştırma yapılırken, tazminat miktarının belirlenebilmesi için hüküm tarihine en yakın tarihteki verilerin göz önünde tutulması gerekir.
Somut olayda sigortalının maddi zarar hesabına esas alınan ücreti asgari ücrete göre oranlanmak suretiyle belirlenmiş ancak kesinleşen dosyadaki hesap raporunda kurumca bildirilen peşin sermaye değeri,sosyal yardım zammı ve geçici işgöremezlik ödeneği düşülmeden 16.192,01TL olarak hesaplanmış, Mahkemece 10.06.2008 tarihli kararın gerekçesinde sadece 6.995.19 TL peşin sermaye değeri düşülerek davacının karşılanmayan maddi zararı 9.196.82 TL. olarak bulunup talep gibi 1000.00 TL.’ye hükmedilmiştir. Kesinleşen dosyadaki verilere göre o tarihteki 6.995,19TL peşin sermaye değeri,39,22TL sosyal yardım zammı ve 244,67TL olan geçici işgöremezlik ödeneği düşüldüğünde davacının kesinleşen dosyadaki maddi zararının 8.912,93TL olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak yeniden sigortalının tazminatını belirlemek ve belirlenen bu zarardan 4447 sayılı Yasanın ek 38. maddesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan verilere göre hesaplanarak kurumca bildirilen peşin sermaye değeri indirilmek ve kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen ve ek dava konusu yapılan miktarı geçmemek üzere bakiye 7.912,93TL’ye karar vermek gerekirken, yeniden alınan 14.09.2009 tarihli hesap raporunda davacının hakettiği 18.218.83 TL. maddi zarardan davacıya bağlanan gelirin en son peşin sermaye değeri ve s.y.z düşülerek 10.362.76 TL maddi zarar belirlendiği, ilk davada karşılanmayan zararın 9.921.00 TL olduğunun kabulüyle kesinleşen dosyadaki hüküm altına alınan 1.000.00 TL. düşülmek suretiyle taleple bağlı kalınarak toplamda kesinleşen dosyadaki hesap raporunda belirlenen tazminat miktarından fazlasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı ,düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Davacının isteminin KISMEN KABULÜ ile, 7.912,93 TL maddi tazminatın 04.12.2000 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla isteminin REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 949,55 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 575,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan toplam 199,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 175,12 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Alınması gereken 427,29 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 120,40 TL harcın düşümüyle kalan 306,89 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 120,40 TL nisbi harç ile 12,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 132,60 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 13.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.