Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/4750 E. 2011/7956 K. 13.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4750
KARAR NO : 2011/7956
KARAR TARİHİ : 13.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre, davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı …’ın temyizine gelince;
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,15.11.2006 tarihli satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre,davalı …’ın mal sahibi olduğu,…Şirketinin ise müteahhit olduğu ve taraflar arasında anahtar teslimi kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bir davada tarafların davacı ya da davalı sıfatına haiz olup olmadıkları taraflarca yargılama sırasında ileri sürülebileceği gibi, dosya kapsamından anlaşılabiliyorsa mahkemece de kendiliğinden göz önüne alınması gereken hukuki bir durumdur. İş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak davacı ile davalı arasında, sözleşmeye, haksız fiile veya kanuna dayanan bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Böyle bir ilişki yoksa veya borç ilişkisi davacı ile üçüncü kişi arasında ise, böyle bir borç ilişkisinde taraf olmayan kişiye yönelik davanın sıfat( pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddi gerekir.
Somut olayda, her ne kadar hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunda davalı …’a kusur verilmiş ise de, bilirkişiler tarafından, davalı gösterilen bu kişinin işveren olduğu zannıyla üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle kusur verildiğinin anlaşılmasına göre, işveren sıfatının bulunmaması halinde kusurunun söz konusu olmadığı da ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olguları göz önünde tutulmaksızın davalı … hakkındaki davanın sıfat( pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davalı …’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.