Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/13905 E. 2013/20421 K. 12.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13905
KARAR NO : 2013/20421
KARAR TARİHİ : 12.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, kurum işleminin iptaliyle kesilen aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitiyle, borçlu bulunmadığının tespitiyle kurum sataşmalarının önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının ölen babası nedeniyle aldığı yetim aylığının Kurum tarafından ayrıldığı eşle birlikte yaşama gerekçesi ile kesildiğini belirterek bu aylığın yeniden bağlanması istemine ve Kurum’a borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulü ile, davacının boşandığı eski eşi … ile aynı evde yaşamaya devam ettiği gerekçesi ile maaşının kesilmesi şeklindeki kurum işleminin iptaline, davacıya maaş kesme tarihinden itibaren yeniden maaş bağlanmasına, davacının bu maaş kesme işlemi nedeniyle davalı kuruma borcunun bulunmadığının tespitine, kurum sataşmasının bu şekilde giderilmesine, karar verilmiştir.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 20.12.1994 tarihinde boşandığı, müşterek çocuklarının velayetinin babaya verildiği, 27.10.2010 tarihli kontrol memurunun tutanak altına aldığı davacının bizzat imzalı beyanının bulunduğu, beyanda; boşandıktan sonra eski eşin Almanya’ya gittiği, sağlık güvencesi olmadığından ölen babasından ötürü dul aylığı talep ettiği, eski eşin 4 yıl sonra Almanya’dan döndüğü ve beraber yaşadıkları, tutanak tarihi itibariyle de beraber yaşadıkları, en kısa zamanda nikah yapacakları; ancak eski eşin sağlık güvencesi olmadığından nikah yapamadıklarını bildirdiği anlaşılmaktadır.Yargılama sırasında yapılan emniyet araştırması sırasında ise davacının beyan değiştirdiği görülmüştür.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 59/2. maddesinde “Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda 27.10.2010 tarihinde yapılan denetim sırasında tutanak tarihi itibariyle davacının eski eşle birlikte yaşadığını imzalı beyanıyla ikrar ettiği anlaşılmakla sonradan makul ve geçerli neden olmaksızın değişen davacı beyanı ve tanıkların çelişkili beyanlarının sonuca etkili olmaması nedeniyle davacı ve eski eşin aynı adreste birlikte yaşamaya devam ettikleri sabit olup 5510 sayılı yasının 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin de aksi ispat edilemediğinden davanın reddi gerekirken mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi; usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.