YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4420
KARAR NO : 2010/3989
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,1.9.1994 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01.09.1994 tarihinden itibaren esnaf … sigortalısı olduğu süreler haricinde 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.09.1994-25.09.1996 ve 26.05.1999-21.10.2009 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan, resen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. maddesi kapsamında Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … kooperatifleri ile birliği, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının tarım … sigortalısı olarak tescil kaydı bulunmadığı, üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunmadığı, ziraat odası kaydı ve tarım kredi kooperatifi kaydı bulunmadığı, davacının sattığı ürün bedellerinden 25.08.1994, 09.04.1996, 17.04.1997, 04.05.1998, 12.05.2000, 01.01.2001 tarihlerinde prim kesintisinin yapıldığı, 10.08.1999, 13.05.2002, 30.04.2003 ve 04.06.2004 tarihlerinde ürün teslimi yaptığı, ancak prim kesintisi yapılmadığı, bunun dışındaki sürelerde ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığına veya ürün teslim edildiğine ilişkin dosyada belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, prim kesintisinin veya ürün tesliminin bulunmadığı 01.01.2005-21.10.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde belirtilen kayıtların bulunmadığı ve tarımsal faaliyet bu madde kapsamında kanıtlanamadığı halde, bu dönemin tanık beyanları ve zabıta araştırmasına dayalı olarak kabul edilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Öte yandan, kimlerin Tarım … sigortalısı sayılacakları 2926 sayılı Yasa’nın 2. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, “kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan Sosyal Güvenlik Kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3. maddesinin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları” kabul edilmiştir. Ayrıca, 2926 sayılı Yasa’nın 6/b maddesi hükmüne göre, diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer.
Somut olayda, davacı, vergi kaydı nedeniyle 25.09.1996-26.05.1999 tarihleri arasında davalı Kurum tarafından 1479 sayılı Yasa’ya göre esnaf … sigortalısı olarak tescil edilmiştir. Davacının esnaf … sigortalılığının sona erdiği 26.05.1999 tarihinden sonra tarım … sigortalılığı için tekrar Kuruma müracaatı bulunmadığı gibi, tarım … sigortalılığına ilişkin olarak prim ödemesi de olmadığı görülmüştür.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak Kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. Bu durumda, mahkemece, davacının esnaf … sigortalılığının sona erdiği 26.05.1999 tarihinden, bu tarihten sonraki ilk … prim kesintisini takip eden aybaşı olan 01.06.2000 tarihine kadar olan sürede de tarım … sigortalısı kabul edilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş, 01.09.1994-25.09.1996 ve 01.06.2000-31.12.2004 tarihleri arasında davacının tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar vermek ve 01.01.2005-21.10.2009 tarihleri arasındaki süre yönünden ise, varsa davacıya ürün sattığı kişi veya kuruluşları açıklattırmak, bu kişi veya kuruluşlardan ürün bedelinden kesinti yapılıp yapılmadığını sormak varsa belgelerini getirtmek, 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan tarım satış kooperatifleri ve birlikleri, tarım kredi kooperatifleri ve birlikleri, … Kooperatifleri ile birliği, Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankalar gibi kuruluşların belge ve kayıtlarını istemek verilecek cevaplara göre ve 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde belirtildiği üzere tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonuca ulaşmaktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.