Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/10090 E. 2011/11543 K. 28.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10090
KARAR NO : 2011/11543
KARAR TARİHİ : 28.11.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01.10.1985-01.03.1999 tarihleri arasında sigortalılığı dışında kalan sürelerin sigortalı olduğunun tesbitiyle 5510 sayılı Yasadan yararlanması gerektiğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 01.10.1985-01.03.1999 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı dışında kalan sürelerin tamamında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, 5763 sayılı Yasa kapsamında prim affından yaralanması gerektiği istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.04.1986-30.07.1996, 01.10.1996-02.03.1999 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine, 5510 sayılı Yasa’nın 24. maddesinden yaralanmasının sağlanmasına,karar verilmiştir.
Tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak Kuruma yeniden müracaatın bulunması veya Tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının Tarım … sigortalısı olarak 1.10.1985 tarihi itibariyle tescilinin yapıldığı, 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları nedeniyle 7.3.1986 tarihinde Tarım … sigortalılığına son verildiği, uyuşmazlık konusu dönemde 8.3.1986-18.3.1986 tarihleri arasında 10 gün, 1.8.1996-1.9.1996 tarihleri arasında 20 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu , Ziraat Odası kaydının 17.01.2001 tarihinde başladığı, Tarım Kredi Kooperatifi kaydının 1.2.2001tarihinde başladığı, davacının sattığı ürün bedellerinden 21.05.1998 tarihinde ve 1999 yılında prim kesintisi yapıldığı, üzerine kayıtlı, 30.01.1996 tarihinde kadastro ile edinme bir adet 4200 m2 tarlasının olduğu anlaşılmaktadır.
506 sayılı Yasa kapsamında kısa süreli sigortalılığın sona ermesinden sonra, Tarım … sigortalılığının devam ettiğinin kabulü için tarımsal faaliyetin devam ettiğinin zirai kayıtlarla ispatının gerekeceği, davacının kurumca kabul edilmeyen sürelerde zirai faaliyetini gösteren bir kaydının olmadığı görülmektedir.
Mahkemece, prim kesintisinin bulunduğu 01.06.1998-02.03.1999 tarihleri arasında verilen tespit kararı yerinde ise de; 01.06.1998 tarihinden öncesinde davacının kurumca kabul edilmeyen sürelerde zirai faaliyetini gösteren bir kaydının olmadığı da dikkate alınarak Tarım … sigortalısı kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Davacının 01.06.1998 tarihinden öncesi için Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin talebinin reddi gerekir. Davacının yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığının da bu duruma göre yeniden değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.