YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15960
KARAR NO : 2013/21130
KARAR TARİHİ : 19.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet oranının tespitiyle, maluliyet aylığı almaya hak kazandığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı …’ın malul olduğu ve malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, Yüksek Sağlık Kurulu’nun kararına itiraz nedeniyle Adli Tıp Kurumundan raporu alınması yönüne gidildiği, ancak tıbbi dokümanlardaki eksiklik nedeniyle Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınamadığı, dava sırasında davacının 31.12.2011 tarihinde vefat ettiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı …’ın 1967/2. dönem – 22.05.2000 tarihleri arasında 1.573 gün 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı ile 500 gün askerlik borçlanması olduğu, 07.03.2007 tarihinde davalı Kuruma başvurarak malul olduğundan maluliyet aylığı talep ettiği, Maluliyet ve Sağlık Kurulu Daire Başkanlığının; “davacının çalışma gücünün 2/3’ünü kaybetmediğini” belirttiği, SS Yüksek Sağlık Kurulu’nun 28.01.2009 tarih ve 08/599 sayılı raporunda; “davacının meslekte kazanma gücünün 2/3’ünü kaybetmediğinin” belirtildiği, Kurumca bu raporlara istinaden davacının maluliyet aylığı talebinin reddedildiği, yargılama sırasında Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması yoluna gidildiği, …’ın, 18.09.2009 tarihinde Adli Tıp 3. İhtisas Dairesi’nde muayenesinin yapıldığı, ancak bazı rapor ve grafiler gerekli olduğundan, Mahkeme’ye bu eksikliklerin giderilerek belgelerin gönderilmesinin istenildiği, kişinin muayenesi yapıldığından tekrar muayeneye gönderilmesine gerek olmadığının belirtildiği, bu arada …’ın 31.12.2011 tarihinde öldüğü, mirasçılarına davanın ihbar edilmediği, mirasçılarından Dursun Kahraman tarafından davanın takip edildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; yargılama sırasında, davacı …’ın 31.12.2011 tarihinde vefat ettiği anlaşılmasına rağmen, mahkemece mirasçılarının tamamı davaya dahil edilmeden davaya devam olunarak karar verilmiştir.
TMK.nun 28. maddesine göre, ölüm ile kişilik son bulur. Ölü bir kişi herhangi bir hakkın sujesi olamayacağına göre, onun açmış olduğu davaya devam edilemez. Bu şekilde yürütülen bir dava sonunda ölü kişi ile ilgili hüküm kurulamaz.
Yapılacak iş, davacının tüm mirasçılarına tebligat yapılıp davayı takip edip etmeyecekleri belirlendikten sonra, takip edecekler ise, mirasçıların yöntemince davaya katılması sağlanmak suretiyle davaya devam olunması gerekir.
Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra, ölenin dosyada mevcut olan ve temin edilecek sağlık raporları ile Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu’ndan …’ın maluliyeti ve maluliyet başlangıcı ile ilgili rapor almak, bu rapor ile dosyada mevcut olan SS Yüksek Sağlık Kurulu’nun 28.01.2009 tarih ve 08/599 sayılı raporu arasında çelişki olduğu taktirde Adli Tıp Genel Kurulu’ndan rapor alarak karar verilmesi gerekmekte iken … şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davacı …’ın oğlu Dursun Kahraman’ın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.