YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11246
KARAR NO : 2010/8164
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum kararının iptaline ve takip eden aybaşı 01.10.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 1479 sayılı Yasa uyarınca 01.10.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de eksik araştırmaya dayalı olarak varılan sonuç doğru değildir.
Davacı, 10.9.2001 tarihli giriş bildirgesine göre geriye dönük olarak 4.10.2000 tarihinden geçerli olmak üzere 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edilmiştir. Davacının 26.3.1990-31.12.2005 tarihleri arasında cam ve ayna satışı işinden dolayı vergi kaydı, 19.3.1990-13.9.2006 tarihleri arasında Balıkesir Camcılar ve Fotoğrafçılar Odası kaydı, 19.3.1990-13.9.2006 tarihleri arasında ise Esnaf Sicil Kaydı bulunmaktadır. 13.2.2002 Tarihinde de 26.3.1990-4.10.200 tarihleri arasını vergi borçlanması talebinde bulunarak 3787 günlük vergi borçlanmasını ödemiştir. Kurum tarafından davacının kabul edilen toplam sigortalılık süresinin 26.3.1990-4.10.2000 tarihleri arasındaki borçlandığı 3787 gün ile 4.10.2000-31.12.2005 tarihleri arasındaki 5 yıl, 2 ay, 24 günlük sigortalılık süresi dahil toplam 5674 gün olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, 18.9.2006 tarihli dilekçesiyle davalı Kurum’dan yaşlılık aylığı talebinde bulunmuş, Kurum 10.11.2006 tarihli yazısı ile davacının 60 yaşını doldurmadığı ve bu nedenle yaşlılık aylığına hak kazanamadığı gerekçesiyle talebin reddine karar vermiştir.
Davacı 18.7.1954 doğumludur.
Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı yasanın 4447 sayılı Yasa’nın 28. maddesi ile değişen 35. maddesidir. Anılan maddenin son bendinde sigortalının kısmi yaşlılık aylığından yararlanabilmek için kadın ise 60 yaş ve 15 tam yıl prim ödeme şartını gerçekleşmesini aramaktadır. Ancak 25.8.1999 tarih, 4447 sayılı Yasa ile eklenip daha sonra 23.5.2002 tarih ve 4759 sayılı Yasa ile değişen geçici 10 maddesinin 2. fıkrası ile 23.5.2002 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanma koşulları yeniden düzenlenmiş, kısmi yaşlılık aylığı yönünden ” Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan 15 tam yıl prim ödeme süresi ile kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını dolduranlara ve bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren kademeli olarak 15 yılını doldurduğu tarihler gözetilerek kadın ve erkek için ayrı ayrı yaş şartı düzenlenerek kısmi aylık şartları düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının, 10.9.2001 tarihi itibariyle 4.10.2000 tarihinden itibaren sigortalı olarak tescili yapılmış, 13.2.2002 tarihinde de vergi borçlanması talebinde bulunarak 26.3.1990-4.10.2000 tarihleri arasındaki 3787 günlük süreyi borlanarak ödemiştir. Ancak dosyadaki belgelerden bu borç bedelinin hangi tarihte ödendiği anlaşılamamaktadır. Davacının bu prim borçlarını 23.5.2002 tarihinden önce ödediğinin anlaşılması halinde bu tarih itibariyle sigortalılık süresi ve yaş şartı 1479 sayılı Yasa’nın geçici 10. maddesi uyarınca değerlendirilmelidir.
Yapılacak iş, davacının vergi borcunu ödediği tarih, davalı Kurum’dan sorularak ödemenin 23.5.2002 tarihinden önce gerçekleştiğinin tesbiti halinde , yaşıda gözetilerek 1479 sayılı Yasa’nın geçici 10. maddesi uyarınca kısmi yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı tartışılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 8.7. 2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.