YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4461
KARAR NO : 2010/8399
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 14.9.1991-5.5.1993, 10.10.1993-7.8.2000 ve 20.11.2000-23.5.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 14.09.1991-05.05.1993, 10.10.1993-07.08.2000 ve 20.11.2000- 23.05.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi primleri ödenen sürelerin tesbiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş olmasına karşın bozma gerekleri yerine getirilmeden davanın reddine karar verilmiştir.
Uyulmasına karar verilen bozma ilamında, açıkça; Kemer İcra Müdürlüğünden getirtilen 1998/563 Esas sayılı takip dosyasında davacının 06.05.1991-30.06.1998 tarihleri arasındaki prim borcunun tahsili için yapılan takip dosyasına ödendiği Kurumca da kabul edilen 2.750.000 TL ödemeye isabet eden sigortalılık süresinin tesbitinin ve cezaevinde kalınan süre de gözetilerek bu sürenin M.K.nun 2. maddesi uyarınca sigortalı süre olarak kabulünün gerektiği vurgulanmıştır
Kurumun, ödenen 2.750.000 TL tutarındaki miktardan 3.500.000 TL tebligat giderini mahsup ettiği ve mahkemenin bu işleme dayalı olarak davanın reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; bozma ilamında vurgulandığı üzere, icra dosyasına ödenen 2.750.000 TL primin davacının sigortalılığının başladığı 06.05.1991 tarihinden itibaren hangi süreye karşılık geldiğini Kurumdan sorarak, gerektiğinde bilirkişi raporu ile tesbit ederek elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.