Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2162 E. 2011/2910 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2162
KARAR NO : 2011/2910
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15.11.2004-31.12.2006 ve 1.1.2007-31.1.2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının davalı işveren Belediyeye ait Şehir Tiyatrosu Müdürlüğünde 15.10.2004-31.1.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 15.11.2004-31.12.2006 tarihleri arasında Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait (1048443) sigorta sicil nolu işyerinde, 1.1.2007-31.1.2008 tarihleri arasında Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığına ait (1070613) sigorta sicil nolu işyerinde sürekli çalıştığının ve buna göre eksik bildirilen prim gün sayısının 1.065 gün olduğunun tespitine karar verilmiş ise de; varılan bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren Belediyece davacının (1070613) sicil nolu iş yerinde 7.2.2008 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği , (1048443) sigorta sicil nolu işyerinin 1.12.2001 tarihinde yasa kapsamına alındığı, davalı (1048443) sigorta sicil nolu işyerinin dönem bordrolarının düzenlenip kuruma verildiği, (1070613) sigorta sicil nolu işyerinin dönem bordrolarının verilmediği, davacıya Belediye Tiyatro Müdürlüğünden 2005/2. ila 2006/12. ay arasında devamlı olarak aylık 30 gün üzerinden ücret tahakkuk ettirilip ödendiği, davalı … İnsan Kaynakları Eğitim Dairesi Başkanlığınca, kamuda geçici çalışanların sürekli kadroya geçirilmelerine dair 5620 sayılı Yasanın 1/c maddesine göre davacının 2006 yılındaki çalışma süresinin 6 ay ve daha fazla olmadığından sürekli kadroya geçirilmediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları 7.2.2008 tarihli davacının imzasını taşıyan işe giriş bildirgesi ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Öte yandan davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır. Tespiti istenen çalışmaların hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır.
Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklar davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden ise de; iş yerinin bir kamu kuruluşu olması karşısında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan ve mahkemece bu konuda her hangi bir araştırma yapılmamış olmasından dolayı, tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Yapılacak iş; davalı Belediyeye ait (1070613) sigorta sicil nolu işyerinin dönem bordroları ile her iki sigorta sicil nolu işyerine ait imzalı ücret bordroları ve puantaj cetvelleri getirtilerek, işyerinde davacıyla birlikte aynı dönemde çalışmış şube müdürü, amir, şef, memur gibi kayıtlı tanıklar dinlenmek suretiyle, tespiti istenen sürelerin neden kayıt dışı kaldığı konusunda ve çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden ilgilisine iadesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.