Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/2154 E. 2011/2916 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2154
KARAR NO : 2011/2916
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, işkazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, karşılanmayan maddi zararı bulunmadığından maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Davacının 31.1.2002 tarihinde iş kazası sonucu % 29,2 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B.K’nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 12.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 5.000,00 TL’sına hükmedilmesi ayrıca davacı hüküm altına alınacak maddi ve manevi tazminata 31.01.2002 olay tarihinden itibaren yasal yürütülmesini talep ettiği halde HUMK’un 388/son maddesine aykırı bir şekilde faiz istemi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine,
“1-Asıl davada davacının karşılanmayan maddi zararı bulunmadığı anlaşılmakla maddi tazminat talebinin REDDİNE,
2-Birleşen dosyada manevi tazminat isteminin KISMEN KABULÜ ile,
12.000,00 TL manevi tazminatın 31.01.2002 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine,
3-Maddi tazminat davasında alınması gereken 17,15 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 4,96 TL harcın mahsubu ile kalan 12,19 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat davasında alınması gereken 712,80 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 47,25 TL harcın mahsubu ile kalan 665,55 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından manevi tazminat davasında peşin yatırılan 14,00 TL başvuru ve 47,25TL nispi karar ve ilam harcından oluşan toplam 61,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.440,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.440,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
9-Maddi tazminat davasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı tarafından manevi tazminat davasında yapılan 4,50 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre 1,54 TL ‘lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 29/03/2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.