YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/914
KARAR NO : 2011/2224
KARAR TARİHİ : 15.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı şirket, sigortalı…’ın raporlu olduğu 29.6.2006-18.10.2006 süreleri içinde iptal aylık prim ve hizmet belgesi talep ederek yarattığı muarazanın menine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe: İş yerinde yürürlükte bulunun TİS gereğince 29.06.2006 tarihinde iş kazası geçirerek 29.06.2006-18.10.2006 tarihleri arasında raporlu bulunan sigortalının. anılan döneme ilişkin primleri ödendiği halde, kaza geçirdiği güne ilişkin 1 günlük kazancı için ek bordro düzenlenmesi ve raporlu bulunan dönem içinde iptal bordrosu düzenlenmesinin istenilmesi suretiyle yaratılan çekişmenin giderilmesine ilişkindir.
Mahkemece; sigortalının raporlu bulunduğu 29.06.2006-18.10.2006 tarihleri arasında kalan süre için iptal ve aylık hizmet belgesi talep edilmek suretiyle yaratılan çekişmenin giderilmesine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 77.maddesine göre; sigortalının primlerinin hesabında o ay içerisinde hak ettiği ücret, prim, ikramiye ve bu çeşit istihkaklar ile idare ve kaza mercilerince verilen karar gereğince yukarıda belirtilen türdeki kazançlar esas alınır. Buna karşın; yolluk, doğum, ölüm gibi yardımlar prim hesabında esas alınmaz.
Dava konusu olayda; sigortalının iş kazası geçirdiği gün için sigortalıya ücret ödenmediği, raporlu bulunulan dönemde de, çalışılmadığı ve işverence herhangi bir ücret ödenmediği ve sigortalıdan da prim kesilmediği halde, davacı işverence toplu iş sözleşmesi gereğince sigortalının primlerinin yatırıldığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık fiili bir çalışmanın bulunmadığı giderek ücret ödenmediği halde TİS gereğince primleri yatırılan sürelerin sigortalı çalışma olarak kabulünün mümkün bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Her şeyden önce iş kazası geçirilen gün fiilen çalışıldığı ve ücretin hak edildiği belli bulunmasına göre 29.06.2006 günü için prim ödenmesi doğrudur. Bir günlük bu çalışma nedeniyle ücretin ödenmemesi veya eksik ödenmesi bu davanın konusu değildir. Diğer bir deyişle bildirimde bulunulan sürenin iptal edilerek yeniden bir gün için ek bordro istenilmesi isabetli olmadığından bu yöne ilişkin davanın kabulü yerindedir. 30.06.2006 ile 18.10.2006 tarihleri arasında kalan süreye gelince: Anılan dönemde sigortalının çalışarak ücret hak etmesi ve işverenin de sigortalıdan prim kesmesi söz konusu bulunmadığına göre 30.06.2006-18.10.2006 tarihleri için iptal bordrosu düzenlenmesine ilişkin kurum işleminin doğru olduğu ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle 30.06.2006-18.10.2006 tarihleri için iptal bordrosu düzenlenmesi istemine dair kurum işlemi yerinde bulunduğundan bu yöne ilişkin davanın reddi gerekirken davanın tümüyle kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.