Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/7094 E. 2010/5271 K. 04.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7094
KARAR NO : 2010/5271
KARAR TARİHİ : 04.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 16.9.2003- 6.5.2005 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 16.9.2003-6.5.2005 tarihleri arasında kesintisiz geçen ve kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren tarafından davacıya ait işe giriş bildirgesinin verilmediği ve kısmi bildirimin yapılmadığı, dönem bordrosunda isminin bulunmadığı, işverence ücret ödeme bordrosunun düzenlenmediğinin bildirildiği, işyerinin 16.12.1993 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık, fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya … ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunlara destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıklardan iki tanesi davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden ise de; beyanlarında davacının çalışmasını görmediklerini belirttikleri, bir tane tanık çalışmayı doğrulamış ise de bu tanığın da kayıtlı tanık olup olmadığı belli olmadığından, tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez. Öte yandan davalı işveren davacının kendi yanında değil fason … yaptırdığı işverenin yanında çalıştığını ileri sürdüğüne göre bu işyerinin sahibinin adını ve adresini
bildirmesi için davalı işverene önel vermek bu işyerinin bordrolarına geçmiş kayıtlı çalışanları belirleyip beyanları alınarak davacının davalıya ait işyerinde mi yoksa fason … yapan firmada mı çalıştığını açıklığa kavuşturmak bu iddia doğrultusunda davalı işverenden fason işle ilgili ödeme makbuzlarını istemek öncelikle davalı işverenin düzenleyip kuruma verdiği 2003,2004 ve 2005 yıllarına ait dönem bordrolarında davacı ile aynı işyerinde çalıştığı belli olan birden fazla kayıtlı tanık bulunmakla bu tanıklardan resen seçilecek olanların fiili çalışma yönünde beyanlarına başvurmak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ve işveren vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Giyim Tekstil Ür.San.Tic.Ltd.Şti.’ne iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.