YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1774
KARAR NO : 2011/2754
KARAR TARİHİ : 24.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.10.1982-01.11.2002 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalıya ait iş yerinde 01.10.1982-01.11.2002 tarihleri arasında aralıksız çalışmasına rağmen Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, istemin kısmen kabulü ile, davacının 01.01.1989-01.11.2002 tarihleri arasında davalı şirket ve vakıfta çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacı adına davalı işveren tarafından işe giriş bildirgesi verilmediği, Kuruma bildirilen çalışmasının olmadığı, davalı işverenin şirketin bir acentesine ait olduğunu iddia ettiği Kurumda 75066 işyeri sicil numarası ile kayıtlı … unvanlı işyerinin 01.04.1971 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve 31.07.1993 tarihinde kapsamdan çıkartıldığı,dinlenen tanıkların isimlerinin bu işyeri dönem bordrolarında yer almadığı, davaya dahil edilen … Memurları Emekli Sandığı Vakfı’na ait 1997-2002 dönemine ilişkin prim listelerinde isimlerinin bulunduğu ancak aynı Vakıf tarafından dava konusu döneme ait 1997 öncesi kayıtların kişi bazında tutulması nedeniyle liste şeklinde verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle gönderilmediği, dinlenen davacı tanıklarının davalı işveren ile husumeti olduğuna ilişkin delillerin dosyaya ibraz edildiği ve ifadelerine davalı işveren tarafından aralarındaki husumet nedeniyle tarafsız olamayacakları gerekçesiyle itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve Dairemizin içtihatları gereğidir.
Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de, çalışmanın konusu, sürekliliği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda tanıklarını sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları işverenle, işçiyle ve işyeriyle ilişkileri dikkate alınmalı, işin ve işyerinin niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, işyerinin bordrolarından yer alan çalışanları ile komşu ve yakın işyerlerinin kayıtlarıyla ya da araştırma ile belirlenmiş kimselerin beyanlarına başvurulmalı, tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli, çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenmelidir.
Somut olayda, davalıya ait işyerinde uyuşmazlık konusu döneme ilişkin 1997 öncesine ait dönem bordroları getirtilmeden, gönderilen dönem bordrolarına göre de çok sayıda bordro tanığı bulunduğu halde, işverenle husumeti bulunan bordro tanıklarının ifadesi ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, Kurumda 75066 işyeri sicil numarası ile kayıtlı işyeri ile davalı işveren arasındaki ilişkiyi araştırmak, davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinden uyuşmazlık konusu dönemde Kuruma verilmiş dönem bordrolarında ve davalı Vakfa ait dava konusu tüm dönemi kapsayan prim listelerinde çalışmaları görülen tanıkların beyanlarına başvurmak, tanıkların adreslerinin tespit edilemediği ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde Kurumdan bilgi alınarak veya Emniyet ve muhtarlık yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 24.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.