YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/330
KARAR NO : 2011/2815
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 48 günlük sigortalılık süresinin Mustafa oğlu, 1938 doğumlu … üzerindeki kaydın iptali ile…Oğlu 1966 doğumlu kendi üzerine kaydedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı … İşletme Müdürlüğü nezdinde geçen 25.6.1979- 30.6.1979 ve 1.11.1979- 12.12.1979 tarihleri arasındaki toplan 48 günlük çalışmasının kendisi ile aynı adı taşıyan Mustafa oğlu 1938 doğumlu … adına kaydedildiğini belirterek bu kaydın iptali ile bu çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, yapılan bildirimlerin resmi kayıtlar gereğince 1938 doğumlu …’a ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının …. ve … oğlu 22.6.1966 Şarkikarağaç doğumlu … olduğu, davalı Kurumda 4201020384436 sigorta sicili ile 16.11.1992 tarihinden başlamak üzere kayıtlı olup bu sicilde 3168 günlük hizmetinin olduğu, dava dışı ve hizmetinin aidiyeti istenilen …’ın ise Kurumda 10997971 sigorta sicili ile kayıtlı olup bu sicilde toplam 50 gün hizmetinin olduğu ve Mustafa oğlu 28.4.1938 Bereket doğumlu olup, Sarkikarağaç Gedikli nüfusuna kayıtlı ve halen sağ olduğu gelen kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı tarafından kendisine ait olduğu ileri sürülen çalışmaların ise davalı … Bölge Müdürlüğü ağaçlandırma işyerince l.ll.l979 ve 25.6.1979 tarihli imzalı işe giriş bildirgeleri ile Kuruma bildirildiği işveren nezdinde bulunan işçi kimlik bilgilerinin ise 1938 doğumlu … adına olduğu görülmektedir.
Dava niteliği gereği Anayasal Sosyal Güvenlik Hukukuna ilişkin olup, bu tür davalarda gösterilmesi gereken özen gereğince hizmetin aidiyetinin istenildiği durumlarda, öncelikle dava onunda hak alanını ilgilendirdiğinden aidiyeti istenilen kişinin yöntemince davaya katılımı sağlanarak bu yöne ilişkin beyanının alınması gerektiği ortadadır. Mahkemenin ise, bu yönde işlem yapmadan sadece resmi kayıt ve bildirim var diye davayı kabul etmemesi de eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Yapılacak iş; aidiyeti istenilen hizmetin kayıtlı olduğu kişi olan 28.4.1938 doğumlu …’ın yöntemince davaya katılımın sağlanması için davacıya önel vermek, bu kişinin dava konusu hizmete yönelik olarak beyanın alınması, bildirgeler ve de varsa işyeri kayıtlarında yer alan imzaların davacıya ait olup olmadığı yolunda dahi inceleme yapılıp resen, tüm deliller toplandıktan sonra hizmetin aidiyeti hususunda hiç bir kuşku kalmaksızın oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın taraf teşkili sağlanmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.