YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1028
KARAR NO : 2011/2794
KARAR TARİHİ : 28.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 2/3 oranında maluliyetinin tespiti ile maluliyet aylığı bağlanmasına, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 2/3 oranındaki maluliyetinin ortadan kalktığı gerekçesi ile maluliyet aylığının kesilmesine, ödenen aylıkların iadesine ilişkin Kurum işleminin iptalini, aylıklarının ödenmesinin devam etmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemenin istemin kabulü yönündeki kararı, Dairemizce raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’na gidilmek suretiyle çözümlenmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma sonrasında davacının maluliyetin 2/3 oranında olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın 53. maddesinde yer alan ve maluliyet aylığı için ilk koşul olan çalışma gücünün en az 2/3’ünün yitirilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 25. maddesi ile %60 olarak değiştirilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 25. maddesi uyarınca, Yasanın 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı için çalışma gücünün en az %60’ının kaybı halinde malül sayılacağı, aynı Yasanın 26. maddesinde ise en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması halinde malüllük aylığı bağlanacağı belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’nun 27.08.2009 tarih, 240 sayılı kararında; davacıdaki vizyon ve hemiporezi arızası sonucu %64 oranında meslekte kazanma gücü kaybının bulunduğu, 18.03.2003 tarihi itibariyle bu oranın %63 olduğu belirtildiğinden, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 53, 54 ve 57 maddeleri gereğince Kurumca gerçekleştirilen aylık iptali ve 01.06.2003-17.10.2003 tarihleri arasındaki aylıkların istirdatına ilişkin işlemlerde aykırılık bulunmadığı ortadadır. Ancak davanın devamı sırasında sigortalı yararına getirilen düzenleme dikkate alınmaksızın sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece somut olayda, davacıdaki çalışma gücü kayıp oranı %60’ın üzerinde bulunduğuna, 10 yıldan fazla sigortalılık süresi ve 1800 günden fazla da prim gün sayısı mevcut olduğuna göre, davacıya 5510 sayılı Yasanın 25. ve 26. maddelerinin yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.