Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12761 E. 2010/2470 K. 09.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12761
KARAR NO : 2010/2470
KARAR TARİHİ : 09.03.2010

Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı, 10.01.2004 tanzim 10.02.2004 vade tarihli 105.000.00 YTL değerindeki lehtarı davalı … olan diğer davalı …’a ciro edilen senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline, %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin bonoya ciro yolu hamil olduğunu,temel borç ilişkisi ile ilgili iddiaların müvekkilini ilgilendirmeyeceğini belirterek davanın reddi ile %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Diğer davalıya tüm araştırmalara rağmen tebligat yapılamamış, davacı vekili 10.01.2008 tarihli duruşmada davalı … hakkındaki davalarından feragat ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde … Cumhuriyet Başsavcılığının 2006/544 sorgu nolu dosyasında davalılar hakkında sahtecilik suçundan soruşturma başlatıldığı, bu dosyada alınan 10 Ağustos 2007 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre dava konusu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, bononun davalı … tarafından icra takibine konu edildiği, taraflar arasında alacak borç ilişkisinin ispatlanamadığı gerekçeleri ile davanın kabulüne, … İcra Müdürlüğünün 2006/282 sayılı takip dosyasından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, takibe konu 10.01.2004 tanzim 10.02.2004 vade tarihli alacaklısı … olan borçlusu davacı olan 105.000.00 YTL’lik bono senedinin iptaline, davalı …’ın haksız ve kötüniyetli takibi nedeniyle asıl alacak miktarı olan 105.000.00 YTL’nin %40’ı oranındaki tazminatın davalı …’dan tahsiline, davalı … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı keşideci imzasının kendisine ait olmadığı iddiası ile bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece hazırlık soruşturması sırasında Cumhuriyet Savcılığınca alınan 10 Ağustos 2007 tarihli Adli Tıp raporu hükme esas alınarak senetteki imzanın davalı eli ürünü olmadığı gerekçeleri ile davanın davalı … yönünden kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki hazırlık tahkikatı sırasında alınan 01.03.2007 tarihli diğer bilirkişi raporunda, senetteki imzanın basit yapıda çizgisel el hareketlerinden oluşması nedeniyle daha ileri derecede bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığı açıklanmıştır. Böylece hazırlık tahkikatı sırasında alınmış olan iki raporun birbirini doğruladığından söz edilemez. Mahkemece ayrıca bir imza incelemesi de yaptırılmamıştır. Öte yandan anılan bilirkişi raporlarının yer aldığı hazırlık tahkikatının sonucunun ne olduğu araştırılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz. Mahkemece yapılacak iş yeniden imza incelemesi yaptırılması ya da ceza soruşturmasının sonucu beklenerek BK’nun 53.maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulmasından ibaret olmalıdır.
Kabule göre de, davalı … bonoya ciro yolu ile hamil olup takibinde kötüniyetli olduğu saptanmadan kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.