YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/32637
KARAR NO : 2015/2837
KARAR TARİHİ : 16.02.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından 1 adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte davacı borçluların, İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğunu ileri sürerek takibi yapan İcra Dairesi’nin yetkisine itiraz etmiş, mahkemece mahkemece yetki itirazının kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Alacaklı tarafından, Asliye Ticaret Mahkemesi’nden 13.08.2013 tarih ve 2013/370 E-K. D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak, borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, (10) örnek ödeme emrinin tebliği üzerine borçlular …. ve …’nin yasal sürede icra mahkemesine başvurarak icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri mahkemece yetki itirazının reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dairemiz; ihtiyati haciz kararını veren Mahkemenin bulunduğu yerin yargı çevresindeki İcra Dairesinde takip yapılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı görüşünde iken, HGK’nın 15.01.2014 tarih ve 2013/12-476 Esas 2014/5 Karar sayılı kararı doğrultusunda içtihat değişikliğine gidilerek İİK’nın 261. maddesinin ihtiyati haciz kararının infaz edilmesi gereken yeri belirlediği, icra takibi yönünden icra dairesinin yetkisinin anılan maddede belirlenmediği, yetki konusunda İİK’nın 50. maddesi atfı ile HMK’nın genel yetki kurallarının uygulanması gerektiği yönündeki görüş benimsenmiştir.
Somut olayda, icra takibine konu 09.07.2013 keşide tarihli, 38.865,00 TL bedelli çek için Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/370 D.İş dosyasında 13.08.2013 tarihli ihtiyati haciz kararı verilmiş, söz konusu ihtiyati haciz kararına istinaden takip başlatılmıştır. İhtiyati haciz kararını veren mahkemenin bulunduğu yer icra dairesi yetkili bulunmadığından mahkemece temyiz eden davacı borçlular yönünden yetki itirazının İİK’nın 50. maddesi atfı ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun genel yetki kuralları kapsamında incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.02.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.