YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6337
KARAR NO : 2014/9341
KARAR TARİHİ : 11.11.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi asli müdahiller tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Kuruçeşme Köyü, Köyiçi Mevkiinde bulunan toplam 6900 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, 05.02.1998 yılında taşınmazı Metin Şirin’den devraldığını ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adına tescilini istemiş, mahkemece, davanın takip edilmediği gerkçesi ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Asli müdahiller mahkemeye sunmuş oldukları 07/03/2013 hâkim havale dilekçelerinde; dava konusu taşınmazı on beş seneyi aşkın zamandır zilyetliklerinde bulundurduklarını, davacı tarafından belirtilen satışın gerçekleşmediğini belirtip davacının davasının reddi ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm asli müdahiller tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 6831 sayılı Kanunun 1. madde uygulaması ve 2/B uygulama çalışmaları bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1979 yılında yapılmış kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacı … tarafından açılan davanın işlemden kaldırılmasına, asli müdahiller tarafından açılan davada taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığı ve zilyetlikle iktisap edilemiyeceği anlaşılarak yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 11/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.