Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10097 E. 2010/13633 K. 01.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10097
KARAR NO : 2010/13633
KARAR TARİHİ : 01.12.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 03.05.2010
Nosu : 255-203

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili müvekkiline devredilen Toprak Bank AŞ ile davalı arasında ihracat döviz kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının kredi borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacının yaptığı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının belirlenmesi için menfi tespit davası açtığını, müvekkilinin davacıya olan kredi borcunu ödediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının davalı aleyhine … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2005/1860 sayılı dosyasında yaptığı icra takibine itirazın iptalini talep ettiği, davalının ise … 12. Asliye Tic. Mah.’nin 2005/471 Esas sayılı dosyasında açtığı menfi tespit davasında anılan takibin dayanağı ihracat döviz kredi alacağından dolayı davacıya borçlu olmadığının belirlenmesini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davalının davacıya takibe konu alacağın 7.576.02 YTL’lik kısmından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın Yargıtay’ca onanarak kesinleştiği, HUMK’nun 237. maddesine göre kesin hükmün olumsuz dava şartlarından olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kesinleşen mahkeme kararı ile çözümlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, 02.06.2005 tarihinde açtığı işbu davada davalının … 3. İcra Müdürlüğü’nün 2005/1860 sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ise aynı takipten dolayı 28.03.2005 dava tarihi itibarıyla borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açmış, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davalının davacıya dava tarihi itibarıyla 1.249.432.914 TL’si asıl alacak olmak üzere toplam 4.861.543.469 TL borçlu olduğu, ancak bunun dışında kalan 7.576.023.002 TL’lik kısımdan dolayı borçlu olmadığı belirlenmiştir, mahkemece davacının davalıya 7.576.023.002 TL borçlu olmadığının (1.249,43 YTL borçlu olduğunun) tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm Dairemizin 2006/8795 Esas, 2007/2645 Karar sayılı ve 16.03.2007 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Davacının açtığı itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporunda davacının davalıdan 23.02.2005 takip tarihi itibarıyla, toplam 3.394,22 YTL alacağının bulunduğu, davalının daha sonra 25.05.2007 tarihinde, 1.647,65 YTL ödeme yaptığı, halbuki bu tarih itibarıyla ödemesi gereken tutarın 6.535,68 YTL olduğu, ödenen miktarın mahsubundan sonra davalının davacıya aynı tarih itibarıyla bakiye 4.888,03 YTL borcunun kaldığı belirlenmiştir. Davalının icra takip dosyasında halen davacıya ödenmemiş borcu bulunmasına, davalının takibe konu borcu ve fer’ilerini davalıya tamamen ödeyip, borcu ortadan kaldırmamasına göre, davacının mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktar yönünden takibin devamına karar verilmesini talep etmesinde hukuki yararı vardır. Mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 01.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.