Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/5042 E. 2010/1818 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5042
KARAR NO : 2010/1818
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :05/04/2007
Nosu : 719/137

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, davalının bayilik sözleşmesine aykırı davrandığını, müvekkilinden 2003 yılı Mart ayından bu yana LPG alımı yapmadığı gibi tüm uyarılara rağmen mevcut borçları da ödemediğini, bu nedenle teminat mektubunun nakte çevrildiğini ve sözleşmenin 26.12.2003 tarihli ihtarname ile haklı sebeple feshedildiğini, bayilik sözleşmesinin 28.ve 27.maddeleri uyarınca toplam 51.775.014.515 TL cezai şart alacaklarının bulunduğunu, irat kaydedilen 80.000.000 TL’nin toplam cezai şarttan tenzili gerektiğini ileri sürerek 51.695.014.515 TL’nin fesih tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bayilik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, davacıdan alınan tüplerin depozitolu tüpler olduğunu ve depozito bedellerinin ödendiğini, cezai şart isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller,benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davalının sözleşmeye aykırı olarak davacıdan alımlarını durdurduğu için davacının sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, sözleşmenin 28.maddesine göre 3165 adet tüp depozito bedeli olan 28.744.75 YTL’yi ayrıca sözleşmenin 27.maddesine göre 18.323.76 YTL cezai şartın takdiren %50’si olan 9.161.88 YTL cezai şarttan davalının sorumlu olduğu,toplam 37.906.63 YTL davacı alacağından davalının davacı nezdinde irat kaydedilen 409.33 YTL alacağının çıkarılması sonucunda davacının toplam alacağının 37.497.30 YTL olduğu, bu miktara 03.01.2004 temerrüt tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesi gerektiği gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne 37.497.30 YTL tazminatın 03.01.2004 temerrüt tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemece davalının ticaret odasında kaydı olmayıp esnaf ve sanatkarlar odasında kayıtlı bulunduğu gerekçesi ile esnaf olduğu kabul edilerek cezai şarttan indirim yoluna gidilmiştir. Esnaf, TTK’nun 17.maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre, “İster gezici olsunlar, ister bir dükkanda veya bir sokağın muayyen yerlerinde sabit bulunsunlar iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedenin çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildirler.” Anılan yasa hükmü karşısında ticaret hacmi yüksek olan ve iktisadi faaliyeti bedenin
çalışmasından ziyade nakdi sermayesinin büyüklüğüne dayanan bir kişinin tacir sıfatına haiz olduğunun kabulü gerekir. TTK’nun 24.maddesi hükmüne göre tacir sıfatına haiz bir borçlu BK’nun 161.maddesinin 3.fıkrasında yazılı hallerde fahiş olduğu iddiası ile bir ücret veya cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez. Ancak belirtilen yasa hükmüne rağmen kararlaştırılan cezai şart miktarı ekonomik yönden tacirin mahvına sebebiyet verebilecek derecede yüksek ise o takdirde cezai şarttan uygun bir miktar indirim yapılabileceği Yargıtay’ca da kabul edilmektedir.
Bu ilkeler ışığında mahkemece öncelikle davalının ticaret hacmi araştırılarak tacir sıfatına haiz olup olmadığının belirlenmesi ve açıklanan hususlar gözetilerek yapılacak araştırma ve incelemeye göre varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 23.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.