Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/13581 E. 2013/3166 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13581
KARAR NO : 2013/3166
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. Maddesi hükmüne göre İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm davacı vekiline 10/06/2011 tarihinde tefhim edilmiş temyiz ise katılma yoluyla 10/00/2011 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 01/06/1990 tarih ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve İş Mahkemesinde katılma yoluyla temyizin mümkün bulunmadığı da gözönünde tutularak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine,
2- Dava, davacının 02/03/1994-14/01/2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın davanın kısmen kabulü ile, davacı …’ın,3400014891860 sigorta sicil no ile davalı … Belediyesi bünyesinde; 94/1 dönemde 57 gün, 94/2 dönemde 120 gün, 94/3 dönemde 62 gün, 95/3 dönemde 4 gün, 96/1 dönemde 1 gün, 96/2 dönemde 15 gün,96/3 dönemde 30 gün, 97/1 dönemde 2 gün, 97/2 dönemde 1 gün, 97/3 dönemde 2 gün, 98/1 dönemde 2 gün, 98/2 dönemde 120 gün, 98/3 dönemde 120 gün, 99/1 dönemde 4 gün, 99/2 dönemde 20 gün, 99/3 dönemde 25 gün, 01/1 dönemde 2 gün, 02/1 dönemde 2 gün, 03/1 dönemde 3 gün, 03/2 dönemde 1 gün, 03/3 dönemde 2 gün, 04/1 dönemde 2 gün, 05/4 dönemde 15 gün ve 05/5 dönemde 15 gün süre ile dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işveren tarafından 15/11/1994-14/01/2008 tarihleri arasında Kuruma bildiriminin yapıldığı, yapılan bildirimlerin 30 günün altında olduğu, dava konusu edilen döneme ait 1994/3-2007/12. ay dönem bordrolarının ve 2002/1-2007/12. ay ücret bordrolarının bulunduğu, davacı tanıklarının beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Belediye olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiği, araştırılmadan tanık sözlerine dayalı olarak çalışmanın kanıtlandığının kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
Yapılacak iş, davacının davalı işyerinde geçtiğini iddia ettiği çalışmasının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi amacıyla, davacıdan, bu tarihler arasında ücret ödendiğini kanıtlayan belge olup olmadığını sormak ve var ise mahkemeye sunması için davacıya önel vermek, davalı işverenden bu dönemde ücret ödemesini hangi yöntemle yaptığını sormak, çalışmalarının eylemli olup olmadığını davalı işyerinin defter, kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, davacının ücretinin kim tarafından ve ne şekilde ödendiğini tespit etmek, davacının Belediye’de ne iş yaptığını tespit etmek, gerekirse Belediyede çalışan diğer kişilerin, muhasebecinin, davacının çalıştığı birimin müdürünün ve Belediye Başkanının tanık sıfatıyla bilgilerine başvurmak ve sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı işveren vekili ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan …’na iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 25/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.