YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4272
KARAR NO : 2014/9465
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine temsilcileri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … …, 06.04.1990 tarihli dilekçe ile; asliye hukuk mahkemesinde açtığı davada yaklaşık altı dekar yeri davalı …’e önceki yıllarda sattığını, ancak, bu yer 1989 yılında tekrar davalıdan satın aldığını, davalının taşınmazı …’dan satın aldığını iddia ederek, taşınmaza müdahale ettiğini bildirerek, davalının elatmasının önlenmesini istemiştir. Yargılama sırasında Orhaniye Köyünde yapılan genel arazi kadastrosunda, dava konusu edilen taşınmaz 104 ada 3 ve 103 ada 36 parsel numaraları verilerek ve asliye hukuk mahkemesinin 1990/82 sayılı dosyada davalı olduğundan, malik haneleri boş bırakılarak tesbit tutanağı düzenlenmiştir.
Davacı … Yönetimi, 104 ada 3 numaralı parselin orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile açtığı dava bu dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, Orman Yönetimi ve davacı … …’in davasının reddine, 103 ada 36 ve 104 ada 3 numaralı parsellerin davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; davacılar Orman Yönetimi ve … mirasçıları tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/04/2008 gün ve 2008/2599-6134 sayılı kararı ile 103 ada 36 nolu parsele yönelik olarak bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmazlar malik haneleri boş bırakılarak sınırlandırılmış olduğundan, 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gereğince gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Orman Yönetiminin 103 ada 36 sayılı parsele yönelik davasının bulunmaması bu parselin gerçek hak sahibi belirlenerek onun adına tesciline karar verilmesine engel değildir. Taşınmazın orman sayılan yerlerden olması halinde, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekir. 103 ada 36 sayılı parselinde orman sayılan yerlerden olup olmadığının ve zilyetlikle kazanılma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gerekmektedir. Dosya içinde mevcut sulh hukuk mahkemesinin 1988/114 sayılı dava dosyasında davacı …’in davasının reddine, müdahil davacı … Yönetiminin davasının kabulü ile sınırları gösterilen 3000 m2 yüzölçümlü taşınmaza davalı … …’in elatmasının önlenmesine, taşınmazın Orman İdaresine teslimine karar verilmiş olup, bu hüküm, taraflar açısından kesin hüküm teşkil edeceğinden, bu dava dosyasında fennî bilirkişi … tarafından çizilen 29.11.1988 tarihli krokinin mahallinde uygulanarak dava konusu taşınmaza uyup uymadığının saptanması gerektiği gibi, olayda 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi koşulları bulunduğuna göre Hazine de davaya dahil edilmelidir.
Mahkemece yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, eski tarihli memleket haritası hava fotoğrafları ve ameneajman planı çekişmeli 103 ada 36 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 KK.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtilip uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı gerçek kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davalı yanında, satın aldığı Ahmet Kuşçu yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı Kanunun 3.7.2005 gün ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı, sulh hukuk mahkemesinin 1988/114 sayılı dosyasında bulunan 29.11.1988 tarihli bilirkişi raporuna ekli kroki mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı, dava konusu 104 ada 3 ve 103 ada 36 parsel sayılı taşınmazlara uyup uymadığı tespit edilmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir karar verimesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı … Yönetimi ve müdahil Hazinenin davasının reddine, dava konusu Kahramanmaraş İli, Andırın İlçesi, Orhaniye Köyü 103 ada 36 ve 104 ada 3 parsel nolu taşınmazların tesbit gibi aynı vasıf ve mahiyette tespit maliki adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve müdahil Hazine temsilcileri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu Orhaniye Köyünün 1993 yılında müstakil köy haline gelmeden bağlı bulunduğu Canbaz Köyünde 1992 yılında yapılarak 06.07.1992 tarihinde ilân edilen ve çekişmeli parseller yönünden kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilenler yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13/11/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.