YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6811
KARAR NO : 2014/9883
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili ve davalı … Yönetimi vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında İstasyon Mahallesi, 103 ada 1 parsel sayılı 20000,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarihli 4438 tahrir nolu vergi kaydıyla tarla niteliğiyle davacılar murisi Ali Karan adına, aynı yer 103 ada 12 parsel sayılı 6589,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 nolu parsele uygulanan vergi kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacıların, 103 ada 12 nolu taşınmazın tespitine karşı komisyona yaptıkları itiraz, 24.12.1986 günlü 1622 sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacılar dava dilekçesiyle; dava konusu 103 ada 12 nolu parselin zilyetliklerinde bulunduğu iddiasıyla 24.12.1986 günlü 1622 sayılı komisyon kararının iptali ile taşınmazın adlarına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen kabul kararı Hazinenin temyizi üzerine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16.06.1994 günlü 1994/4134 – 5471 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Taşınmaza uygulanan vergi kaydı mera sınırlı olup, sınırında orman bulunduğu, bu nedenle mahkemece usûlüne uygun orman araştırmasının yapılması” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra; davanın kabulüne ve dava konusu 103 ada 12 nolu taşınmazın tespitinin iptali ile payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/06/2012 gün 2012/7491 – 9397 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, çekişmeli taşınmazın dava dışı 103 ada 1 nolu parselle birlikte davacılar tarafından ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığı, memleket haritasında bu alanların tarım alanı olarak görüldüğü, kültür arazisi olduğu ve davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, verilen karar dosyadaki bilgi ve belgelere uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; dava konusu taşınmaz, dava dışı 103 ada 1 nolu parselle bütün olup 1 nolu parsele uygulanan ve davacıların dayandığı 1937 tarihli 4438 tahrir nolu vergi miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar, vergi kaydına ve zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Dayanılan vergi kaydının güney sınırı ile komşu 103 ada 2 sayılı parsele uygulanan vergi kaydı, çekişmeli taşınmaz yönünü mera okumakta ve eylemli durumda da taşınmazın güneyinde 103 ada 4 nolu orman parseli, bu parselin devamında da yine komşu Çavuşlu Köyüne ait orman parseli bulunmaktadır. O halde, kayıt miktar fazlasının, vergi kaydının tesis tarihinden sonra keza 1960 tarihli memleket haritasından önce ormana elatma suretiyle elde edildiğinin kabulü zorunludur. Bu tür yerler, zilyetlik yoluyla kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemezler. Dayanılan vergi kaydı değişebilir sınırlar içerdiğinden, 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesi gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi gerekir. Vergi kayıtları lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluştururlar. Vergi kaydı miktarı kadar yer, 103 ada 1 nolu parsel olarak davacılar ve murisleri adına tespit edilmiş ve kesinleşmiştir. Bu nedenle; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin usûl ve kanuna aykırı olduğu”na değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, İstasyon Mahallesi 103 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Karan vekili tarafından esasa; davalı … Yönetimi vekili tarafından ise vekâlet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Yörede dava devam ederken yapılan ve 19.11.2007 tarihinde altı aylık askı ilânına çıkarılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
1) Orman Yönetimi vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Hükmü temyiz etme yetkisi davanın taraflarına aittir. Dava, kadastro tesbitine itiraz davası olup çekişmeli 103 ada 12 parsel, vergi kaydı miktar fazlası olarak tarla niteliği ile davalı Hazine adına tesbit görmüştür. Davacı gerçek kişiler, dava dilekçesinde Orman Yönetimine husumet yöneltmedikleri gibi Orman Yönetiminin 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesine göre asli davacı sıfatıyla davaya harçlı bir katılımı da yoktur. Orman Yönetiminin mahkemece sonradan davaya dahil edilmesi kendisine taraf sıfatını kazandırmaz. Davada taraf sıfatı olmayan Orman Yönetiminin kararı temyiz yetkisi ve sıfatı bulunmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2) Davacı … Karan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve hükmüne uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda bir numaralı bentde açıklanan nedenlerle, Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE, temyiz harcının istek halinde iadesine,
2) İki numaralı bentde açıklanan nedenlerle; davacı … Karan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı … Karan’a yükletilmesine 26/11/2014 günü oy birliği ile karar verildi.