Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/10186 E. 2011/4097 K. 30.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10186
KARAR NO : 2011/4097
KARAR TARİHİ : 30.03.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, tarafların müvekkili şirkete ait aracın satımı için anlaştıklarını, satım bedelinin bir kısmı ödenmeden aracın davalıya devrinin yapıldığını, davalının bakiye bedeli ödememesi nedeniyle yapılan takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araç satışı nedeniyle davacının başka alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının davacının ödenmediğini iddia ettiği 15.000 TL’yi ödediğine ilişkin yazılı belge ibraz etmediği, 10.000 TL’nin ise dava açılmadan önce 3.3.2009 tarihinde ödendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe itirazın 15.000 TL yönünden iptaline, alacağa değişen oranlarda %19’u aşmamak koşuluyla yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebinn reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında araç ve plaka satışı ve bu satışa ilişkin olarak davalının davacıya 100.000 TL ödeme yaptığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, araç ve plaka satışı nedeniyle davalının davacıya bakiye borcunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde davalının 115.000 TL olan araç ve plaka satış borcudan bakiye 25.000 TL borcu olduğunu iddia etmiş, yargılama aşamasında bakiye borçtan 10.000 TL’nin daha ödendiğini, borcun 15.000 TL olduğunu belirtmiş, davalı ise davacıya borcunun olmadığını savunmuştur. Dosya içerisinde yer alan 22.04.2008 tarihli sözleşme başlıklı belgede plaka satışı nedeniyle kalan bedelin plakanın satışında verileceği belirtilmiştir. Bursa 22.Noterliğince düzenlenen 27.03.2009 tarihli resmi araç satış sözleşmesinde ise satıcının aracı alıcıya satarak bedelini tamamen aldığı, alıcının ise araç bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını kabul ve beyan ettikleri yazılıdır. Noterde düzenlenen araç satış sözleşmesi aksi veya sahteliği ispatlanana kadar geçerli yazılı delil niteliğindedir. Davacı satıcı araç satış sözleşmesindeki araç satış bedelini tamamen aldığına ilişkin beyanının aksini aynı kuvvette kesin delille ispatlamalıdır. Bu durumda mahkemece ispat külfeti kendisinde olan davacıya delilleri arasında bulunan yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.