YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2833
KARAR NO : 2011/4107
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin tarımsal sulama abonelikleri üzerinden elektrik kullandığını, davalının kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesiyle müvekkilinden 12.175.000.000 TL tahsil ettiğini, kaçak elektrik kullanılmadığını belirterek tahsil edilen bedelin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, davalıya borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kırık mühürlü sayaç üzerinden elektrik kullanmasının yönetmeliğe göre kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 27.12.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda 2498 nolu aboneden dolayı kaçak elektrik bedelinin KDV dahil 8.383,66 TL olduğunun belirtildiği, düzenlenen tutanaklar ile kaçak elektrik kullanıldığı hususunun sabit olduğu, davacı abonenin davalıdan fazla ödeme nedeniyle 3.791,85 TL alacaklı olduğu, 1424 nolu aboneden dolayı kaçak elektrik bedelinin 4.446,83 TL olduğu, düzenlenen 12.318,16 TL faturadan dolayı 7.871,33 TL’lik kısım yönünden borçlu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2498 nolu abonelikten dolayı fazla tahsil edilen 3.791,35 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 1424 nolu abonelikten dolayı davacının davalıya 7.871,33 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan dairemizin 02.06.2010 tarihli bozma ilamında “….konusunda uzman bilirkişi kurulundan kurulu güce göre hesaplama yaptırılıp rapor alınarak uygun sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken…” denilmesine rağmen dosya önceki bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 27.10.2010 tarihli ek rapor tanzim edilmiştir. Mahkemece, davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını da karşılayacak şekilde, konusunda uzman bilirkişi kurulundan kurulu güce göre hesaplama yaptırılıp rapor alınarak uygun sonuç dairesinde hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.