YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3668
KARAR NO : 2010/6602
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar, dava dilekçesinde çocuklarından …..’in 2005 olan doğum yılının 2003, …..’in 2003 olan doğum yılının 2001 olarak düzeltilmesini istemişlerdir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı…..tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacılar dava dilekçesinde; müşterek çocukları… ile …’ın gerçek doğum tarihlerinin sırası ile 15.04.2001, 01.02.2003 olduğu halde nüfus kütüğüne sırası ile 15.04.2003, 01.02.2005 olarak kaydedildiklerini ileri sürerek bu yanlışlıkların düzeltilmesini istemiş, dava dilekçesi baba …ile anne … tarafından imzalanmıştır. Mahkemece evli olan anne ve babanın, yaşlarının düzeltilmesi istenen küçüklerin velayetlerinin birlikte temsil edilmesi gerektiği, …’ın davaya katılımının sağlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; yaşının düzeltilmesi istenen… ile …’a, Kars Devlet Hastanesi tarafından 10.10.2008 tarihinde verilen yaş tespitine ilişkin raporlarda ….’in 7 yaş, Kader’in ise 5 yaş ile uyumlu olduğu, bu durumun davacıların iddiasını doğruladığı, davacılardan …’ın duruşmalara katılmadığı, davacı ….’ın duruşma tutanağına geçen beyanına göre, diğer davacı … ile ayrı yaşadıklarının belirtildiği anlaşılmaktadır.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre açılan kayıt düzeltme davaları diğer bir kısım davalarda olduğu gibi, kamu düzeni ile yakından ilgili bulunmaktadır. Hakim, istemle bağlı kalmayarak diğer kayıtlarla da çelişki yaratmayarak doğru sicil oluşturmak mecburiyetindedir. Yaşlarının düzeltilmesi istenenlere verilen raporda saptanan yaşları iddiayı doğrulamakta ve nüfus kütüğündeki kayıtlı yaşları ile çelişki teşkil etmektedir. Türk Medeni Kanununa göre her ne kadar anne ve babanın velayet hakkını birlikte kullanmaları gerekmekte ise de; davacılardan …, dava açmak için dava dilekçesini imzalamak sureti ile başlangıçtan itibaren davaya muvafakatı olduğunu belirtmiştir. Mahkemece bu yeterli görülmediği takdirde davacı …’a usulüne uygun şekilde meşruatlı davetiye tebliğ edilerek duruşmaya katılmasının sağlanması, gelmediği takdirde küçük çocukları …. ile …..r’in yaşlarının düzeltilmesine muvafakat ettiğinin kabul edileceğinin kendisine ihtar edilmesi suretiyle bu konudaki tereddütün ortadan kaldırılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.