YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5731
KARAR NO : 2010/9400
KARAR TARİHİ : 21.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı kendisini evlat edinen…ün çocuksuz ölmesine karşın nüfus kütüğüne kayıtlı ilk eşi …dan olma kızı …’ın olduğunu öğrendiğini ancak bu kişinin annesinin…olmadığını ileri sürerek bu kaydın iptali ile nüfus kaydının gerçeğe uygun olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … (…)’ın…adındaki kadının kızı olmadığını ileri sürerek bu hususun tesbitini, gerçeğe aykırı nüfus kaydının iptalini ve düzeltilmesini istemiş; mahkemece davanın kabulüne, davalı …’ın…ün kızı olmadığının tespitine ve bu hususu gösteren nüfus kaydının iptaline karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, nüfus kayıt örneği içeriklerinden davalı …’ın …İlçesi… Köyü C:43, H.7’de baba adının Hasan, ana adının ise…olarak kayıtlı olduğu, evlenerek …İlçesi C:60, H:72 , S No:28’den bu haneye geldiği, kızlık soyadının … olduğu,…(…)’ın ise …İlçesi …Köyü C.60.H:72’de nüfusa kayıtlı olduğu bu hanede kızı olarak……’ın 02.03.1946 doğum, 02.04.1963 tescil tarihli olarak kaydedilmiş bulunduğu, evlenerek … soyadını aldığı, aynı hanedeki kayda göre 01.02.1926 doğumlu anne…… (Göl)’ın 02.09.2005 günü öldüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece …’ın,…ün hanesindeki nüfus kaydının iptali sonucu nereye kaydedileceği belirtilmemiş ve ayrıca davacının dava dilekçesinde açıklandığı gibi … adındaki bir kadının kızı olup olmadığı hususu üzerinde de durulmamıştır. Nüfus kayıt düzeltme davaları diğer bir kısım davalarda olduğu gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunmaktadır. Hakim, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin doğru sicili oluşturmak mecburiyetindedir. Bu açıklamalar dikkate alınarak mahkemece öncelikle davalı …’ın annesi olduğu iddia edilen …’in sağ ve gerçekten annesi olup olmadığı, sağ değilse mirasçılarının kimler olduğu araştırılıp belirlenerek davaya dahil edilip bundan sonra tüm deliller toplanıp işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.