Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/14677 E. 2013/3250 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14677
KARAR NO : 2013/3250
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … Yönetimi, ….. Köyünde 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun kısmî ilâna çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli paftada İtrz-82 olarak gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Daha sonra yapılan kültür arazilerinin kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazın tesbit tutanağı düzenlenip malik hanesi açık bırakılarak mahkemeye gönderilmiş, mahkemece; tutanak iktisabında zilyet olarak ismi yazılı kişiler davaya dahil edilip taraf oluşturulduktan sonra; dava konusu 342 ada 1 nolu parsele yönelik davanın kabulü ile fen bilirkişi raporuna ekli krokide (1A) ile gösterilen kısmın davalı … adına yapılan tesbitin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; davalı … tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.3.2011 tarih ve 2010/16699 E. – 2011/2459 K. sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; ” Hükme esas alınan raporda, dava konusu taşınmazın geniş çevresiyle birlikte komşu taşınmazları gösterir biçimde kadastro paftası ile memleket haritasının ölçekleri de eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmediği gibi, yeterli bir şekilde zilyetlik araştırmasının yapılmadığı, taşınmazın malik hanesi davalı olması nedeniyle boş olarak gönderildiğinden (B) ile gösterilen bölüm yönünden de 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi de gözönünde bulundurularak sicil oluşturulmamış olması da doğru değildir. Eksik inceleme ve araştırmaya, bilirkişinin yetersiz raporuna dayalı hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece, usûlünce orman araştırmasının yapılması, taşınmazın kalan bölüm yönünden kadastro tutanağının malik hanesi boş bırakıldığından 3402 sayılı Kanunun 30/2. maddesi gözönünde tutularak taraf delilleri yanında mahkemece re’sen lüzum görülen diğer delillerin de toplanarak bu bölümün gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi ” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 342 ada 1 nolu parselin (1A) ile gösterilen 11366,08 m2 yüzölçümlü bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın davaya konu edilmeyen (1B) ile gösterilen 9491,14 m2 yüzölçümlü bölümünün … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından taşınmazın (1B) ile gösterilen bölümüne yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükümlerine göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine 26/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.