Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13944 E. 2013/3317 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13944
KARAR NO : 2013/3317
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında …. Köyü 218 ada 1 ve 219 ada 1 sayılı parseller ….., 218 ada 2 ve 219 ada 2 sayılı parseller …, 219 ada 3 sayılı parsel ise ….. çocukları …, …, …, …, …, … zilyetliğinde olduğu, ancak; bu parsellerin kadastro mahkemesinin 2007/49 Esasında dava konusu olduğundan söz edilerek miktar ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tarla niteliğiyle tesbit tutanağı düzenlenmiştir.
Kadastro Mahkemesinin 2007/49 Esasına kayıtlı dava dosyasında, Orman Yönetimi tarafından … ve arkadaşları aleyhine 416 ilâ 432 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı arasında kalan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu halde, 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesine göre yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, bu işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla açılan dava ile kadastro tesbit tutanakları asılları birleştirilmiştir.
219 ada 4 parsel sayılı 10905,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … adına tesbit edilmişse de, kadastro mahkemesinin 2007/49 esasına kayıtlı dava dosyasında, dava dilekçesine eklenen krokisine göre, bu dosyada dava konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı … 17/10/2011 tarihli dilekçesiyle 219 ada 4 sayılı parselin 1/2’sinin kendisinin murisi …, 1/2’sinin ise, davalının murisi ….’ndan geldiği, parselin 1/2 payının murisleri … adına tescili istemiyle dava açmıştır.
221 ada 1 sayılı parsel 1/2’şer pay ile ….. ve….. zilyetliğindeyse de, kadastro mahkemesinde 2007/54 sayılı dosyasında dava konusu olduğundan söz edilerek miktar ve malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir,
Kadastro Mahkemesinin 2007/54 Esasına kayıtlı dava dosyasında, Orman Yönetimi tarafından … ve arkadaşları aleyhine 733 ilâ 736 ve 733 (724 ilâ 727 ve 727 ) numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı arasında kalan taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu halde, 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesine göre yapılan orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, bu işlemin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla açılan dava ile kadastro tesbit tutanakları asılları birleştirilmiştir.
Tüm davalar birleştirildikten sonra, mahkemece …’nun davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne, çekişmeli 218 ada 1 parselin 5295,97 m2, 218 ada 2 sayılı parselin 5482,21 m2, 219 ada 1 parselin 3574,92 m2, 219 ada 2 sayılı parselin 4950,44 m2, 219 ada 3 parselin 10611,16 m2, 219 ada 4 parselin 1095,43 m2, 221 ada 1 sayılı parselin 2415,64 m2 yüzölcümündeki orman niteliğiyle, dava dışı 107 ada 1 sayılı orman parseline eklenerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu, 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4/3. maddesi gereğince yapılıp, 14/06/2007 ilâ 13/07/2007 tarihinde yapılan askı ilânı sonunda kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planlarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile çekişmeli 218 ada 1 ve 2 ile 219 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu, hiç ziraat amaçlı kullanılmadığı, zilyet edilmeyen yerlerden olduğu, çekişmeli 219 ada 3 ve 4 sayılı parsellerin ise etrafının orman kadastrosunda sınırlaması itirazsız kesinleşen Devlet ormanı ile çevrili, eski tarihli memleket haritasına ise, yine etrafı orman alanları ile çevrili küçük bir açıklık olarak nitelendirildiği, buğday ekilip tarla olarak kullanılmaktaysa da, bu parsellerin büyük bir bölümünün havzası çok geniş olduğu saptanan dere yatağı niteliğinde olduğu, esasen bu parsellerin tamamının orman içi açıklığı niteliğinde olduğu saptanıp; 6831 sayılı Kanunun 17. maddesinin, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği, 6831 sayılı Kanunun 17/1 – 2. maddesi gereğince hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamayacağı, bu tür yerlerin özel mülke konu olamayacağı, Yönetimin derhal el koyma hakkına sahip olduğu, orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak ormanın kullanılacağı, bu kullanım nedeniyle yeni açma, genişletme, yangın oluşmasının önlenemeyeceği, orman bütünlüğünün bozulacağı, ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğunun bulunmadığı, bu itibarla, dava konusu 219 ada 3 ve 4 sayılı parsellerin bir bölümünün memleket haritasında açık alanda gözükmesinin bu olguyu değiştirmeyeceği, dairemizin bu yoldaki kararlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini aldığı [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 ve gün 1997/20 – 830/1034, 10/12/1997 gün ve 1997/20 – 808/1039, 08/02/1999 gün ve 1999/7 – 22 – 43, 13/10/1999 gün ve 1999/8 – 689 – 822, 03/04/2002 gün ve 2002/8 – 230 – 261 ve 22/10/2003 gün ve 2003/20 – 665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11/10/2004 gün ve 2004/7 – 531 – 582 sayılı kararları], orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların, kanun gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmasının öngörüldüğü gözetilerek, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle, çekişmeli parsellerin tamamının orman niteliğiyel Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 26/03/2013 günü oy birliği ile karar verildi.