Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/390 E. 2011/11489 K. 27.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/390
KARAR NO : 2011/11489
KARAR TARİHİ : 27.09.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine hamiline düzenlenmiş çeke dayanarak icra takibine giriştiğini, davalının müvekkilinin ortağı ve şirket müdürü olduğu dava dışı … Ltd. Şti’nde işçi olarak çalıştığını, 11 Mayıs 2009 tarihli istifa dilekçesi ile aynı tarihli ibraname başlıklı belgeden anlaşılacağı üzere davalının ayrılmadan önce tüm haklarını tahsil ettiğini, davaya konu çekin güven ilişkisi içinde verildiğini ileri sürerek müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, haksız icra takibi nedeniyle %40 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının davacıda işçi olarak çalıştığı çeşitli yerlere mal alım ve satımı ile ilgili davacıya ait imzalı çekleri müşterilere verdiği ancak daha sonra davalının davacıdan bütün hak ve alacaklarını aldıktan sonra çeki icra takibine konu ettiği, davalının davacıdan herhangi bir alacağının olmadığı, davalının davacıda çalıştığı sırada verilen çeki iade etmeyip icraya koyduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, davacının davalıya icra takibine konu 13.7.2009 keşide tarihli 3.500.00 TL bedelli çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, 1.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme kararının gerekçesinde taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi olduğu ve uyuşmazlığın bundan kaynaklandığı belirtilmiş, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde de böyle bir ilişkinin bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı taraf ise hükmü gerekçe yönünden temyiz etmemiştir. Bu durumda mahkemece uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisinden kaynaklandığı benimsendiğine göre görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.