Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/9149 E. 2012/14757 K. 10.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9149
KARAR NO : 2012/14757
KARAR TARİHİ : 10.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı …..Ltd. Şti. arasında imzalanan 16.09.2008 tarihli ve 19.09.2008 tarihli iki adet genel kredi sözleşmesinden davalı …’nun 19.09.2008 tarihli sözleşmeyi, diğer davalı …’nun ise her iki kredi sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalı ası borçlu şirket ile davalı kefillere keşide edilen kat ihtarnamelerine rağmen borcun ödenmediğini, kredi borcunun tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davalılar cevap dilekçesi sunmamışlar, duruşmalara katılarak beyanda da bulunmamışlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, davalıların takibe yaptıkları itirazın kısmen iptaline, takibin devamına, davacı lehine asıl alacağın %40’ı icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kefilin sorumluluğunun kapsamı BK’nun 490.maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; “kefil borcun aslı ile beraber borçlunun kusur veya temerrüdünün kanuni neticelerinden sorumludur. Faiz verilmesi şart edilmiş ise kefil ancak işlemekte olan faiz ile beraber işlemiş akdi faizden bir seneliğini vermekle mükelleftir.”
Anılan yasa hükmü karşısında dava konusu Genel Kredi Sözleşmesinden doğan borç sebebiyle hesabın kat edildiği tarihteki borca, hesabın kat edildiği tarihten temerrüt tarihine kadar akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi ve takip tarihinden sonrası için BK 104/son maddesine aykırılık oluşturmayacak şekilde faize hükmedilmesi gerekirken mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kat tarihinden temerrüt tarihine kadar asıl alacak miktarına akdi faiz işletilmiş ise de anapara ile kapitalize edilmeksizin temerrüt faizi ile birlikte toplanıp faiz alacağı kalemi altında hesap edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.