YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10335
KARAR NO : 2012/2252
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile Feri müdahil Maliye Bakanlığı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin … Bankası Şişli şubesinden 1.500.000 dolar döviz kredisi kullandığını, kullandığı döviz kredisi nedeni ile tahsilat hesabını kapatmak üzere … ları … Bankası Şişli şubesine ilettiği aradan 5 yıl geçtikten sonra davalı bankanın müvekkiline gönderdiği yazı ile … ların … Kambiyo Müdürlüğü’nün 20.03.2002 tarihli talimat ile iptali edildiğini belirterek oluşan taahhüt açığının kapatılmasını istediği 15.11.2002 tarihli yazısı ile de yerine getirilmeyen döviz taahhüdü ile ilgili olarak 14.656,96 TL’nin ödenmesini talep ettiğini haksız idari işlemin iptali için idari yargıda dava açıldığını belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; … Bankası ile yapılan protokol gereği alacaklarının tasfiye halinde … Bankasına devir edildiğini davada tasfiye halinde … Bankasına husumetin yöneltilmesi gerektiğini bu nedenle davaya … Bankası ve Maliye Bakanlığına ihbarın gerektiği, davacının fiktif belgeler ile taahhüdünü kapatmış gibi gösterdiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
İhbar edilen Tasfiye halinde … Bankası vekili ihbarın hukuka aykırı olduğunu dava konusu ile müvekkili bankanın ilgisi olmadığını belirterek davanın ve ihbarın reddini istemiştir.
İhbar edilen hazine vekili cevap dilekçesinde; davacının Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı aleyhine … 8. İdare Mahkemesinde açtığı davada davacının yaptığı ihracatın gerçeği yansıtmadığı, ihracata ilişkin mal bedeli karşılığı gibi gösterilen paralara karşılık düzenlenen döviz alım belgelerinin iptal edilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediğinden açılan davanın reddedildiği bu nedenle davalı bankanın ödediği paraları davacıdan talep etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, idare mahkemesi kararı ve bilirkişi raporuna göre; davacı tarafından gerçekleştiği belirtilen işlemlerde alıcı firma tarafından ödenen ve Çin’den getirilen herhangi bir mal bedelinin bulunmadığı, ihracat bedeli görünümünde gönderilen ve kara para aklama niteliğindeki paranın ihracat bedeli imiş gibi alıcının yapılıp …’leri düzenlediği açık olduğundan ve davacının yaptığı ihracatın gerçeği yansıtmadığı anlaşıldığından …’lerinin iptalinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı saptandığından ve davacının, davalıya borçlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile ihbar edilen Maliye Bakanlığı (Hazine) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.