Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/13960 E. 2012/15002 K. 26.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13960
KARAR NO : 2012/15002
KARAR TARİHİ : 26.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, … Köyü 297 ada 4 parsel sayılı 2/B parseli kadastro tutanağının beyanlar hanesine “…’ın zilyetliğinde” olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece; davanın zilyetliğin tespiti istemine ilişkin olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki ismin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli 297 ada 4 parsele 1528,44 m² yüzölçümlü olarak tarla niteliğiyle kadastro tespit tutanağı düzenlenerek 30.06.2012 ilâ 30.07.2010 tarihleri arası tutanak ilâna çıkarılmış, davacı askı ilânı süresi geçtikten sonra 25.11.2010 gününde dava açarak taşınmazın kendi zilyetliğinde bulunduğu iddiasıyla adının tapunun beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir. Çekişmeli 297 da 4 nolu parselin kadastro tutanak aslı dosyada bulunmamakta, tutanak suretinde ise, kadastro mahkemesinin 2010/166 esas numaralı dosyasında davalı olduğu açıklanmaktadır. Bu durumda; çekişmeli taşınmazın tespiti kesinleşmediğine ve halen kadastro mahkemesinde davalı olduğuna göre davacının iddiası kadastro mahkemesindeki davaya 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesine göre katılma anlamındadır. Görev, kamu düzenine ilişkindir. O halde, mahkemece görev yönünden davanın reddine ve dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken, … gerekçelerle hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26/12/2012 günü oy birliği ile karar verildi.