Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6008 E. 2012/15935 K. 05.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6008
KARAR NO : 2012/15935
KARAR TARİHİ : 05.11.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dilekçesinde ve 6100 sayılı HMK’nun 31. maddesi gereğince mahkemece talebinin açıklattırıldığı 24.11.2011 tarihli duruşmada; müvekkilin davalı ile cari hesap şeklinde çalıştığını ve 586.707 TL tutarında çeki avans olmak üzere davalıya verdiğini, davalıdan 103.000 TL tutarında mal ve hizmet aldığını, yapılan mahsup sonucunda bakiye olarak müvekkilinin davalıda 483.707 TL tutarında alacağı kaldığını, ancak mal veya hizmet alımı olmaksızın davalının sözkonusu çeklerin 236.707 TL bedelindeki kısmını tahsil ettiğini, yine müvekkilinin davalıya avans olarak verdiği Ve henüz tahsil edilmeyen toplam 247.000 TL bedelindeki çeklerin davalı elinde bulunduğunu belirterek, mal ve hizmet alımı olmadan davalı tarafından tahsil edilen toplam 236.707 TL bedelindeki çekler için müvekkilce yapılan ödemenin davalıdan istirdatı ile müvekkiline verilmesini ve yine davalıya avans olarak verilen toplam 247.000 TL tutarındaki çekler nedeniyle müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkil şirketten tekstil mallarını yıkama hizmeti aldığını, hizmet karşılığında davalının verdiği çeklerin de müvekkil şirkete tam olarak ödendiğini, bu hususta uyuşmazlık olmadığını, ancak fazla bir ödeme olmadığını, davacı şirketin ortağı olan dava dışı Ertuğrul Çömlekçi’nin, müvekkil şirketin ortağı olan dava dışı Yücel (ABDUL KADİR) Kütük’e şahsi borcunu ödemek amacıyla davacı şirketin çeklerini de verdiğini, bu çeklerin bir kısmının ödendiğini, bir kısmının ise ödenmediğini, bu hususun dava dilekçesinde belirtilen Bakırköy 7. İcra Müğdürlüğü’nün 2007/9434 esas sayılı dosyasında belli olduğunu belirterek, davanın…’e ihbarını ve danın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıda iddiaya konu tutarda alacağının bulunduğuna dair kayıt var ise de davacının defter ve kayıtlarında alacak miktarı kadar davalıdan avans alacağı olduğu hususunda yapılmış açık bir kayıt olmadığı, davacı tarafın lehine delil niteliği arzetmesi TTK. uyarınca mümkün olmayan ticari defter ve kayıtlarda yer alan bilgilerin, BK. 182. maddesi, çekin ödeme aracı olması ve bu konuya ilişkin karinenin aksinin davacı tarafından ispatlanamamış olması karşısında davacı lehine değerlendirilemeyeceği, bu şartlarda bilirkişi raporunun sonuç kısmına itibar etmenin mümkün olmadığı, öte yandan yazılı belge niteliğindeki çekler ile ilgili davacının avans iddiasını HMK’un 199. maddesine göre yazılı belge ile ispatlaması gerektiği halde bu konuda sunduğu veya dayandığı başkaca yazılı belgede bulunmadığı, açıklanan durum ve gerekçeler karşısında davacının dayanmış olduğu çeklerin bir kısmının davacı tarafından keşide edilip edilmemesi, çek suretlerinin celb edilip edilmemesi, davacının dayanmış olduğu toplam 51 çekten 14′ üne ilişkin hiçbir yanıt gelmediğinin savunulmuş olması, yine diğer 26 adet çek bakımından hiçbir yeterli bilginin de bulunmadığının davalı tarafından ileri sürülmesinin, ispatlanan durum karşısında önem arzetmediği gibi beyanlarda geçen Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2009/52492 soruşturma sayılı dosya içeriğinin davacı beyanına uygun olarak soruşturma konusu tahsilat ve tediye makbuzlarındaki imzaların bir an için davalıya ait olduğu sabit olsa dahi davalı tarafın dava konusu edilen çeklerin avans olarak verildiği yönündeki iddiayı
hiçbir aşamada kabul etmemesi karşısında 17.01.2012 tarihli duruşmada yapılan tespitten de anlaşılacağı üzere bu soruşturma dosyasının beklenmesinin mevcut dosya kapsamı ve ispat külfetine ilişkin yapılan belirlemeler karşısında hiçbir sonucu ve önemi bulunmadığı, davacı vekiline iddiasına temel olan avans vakıası ile ilgili olarak davalı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacı vekilinin bu hakkını kullanmayacağını açıkladığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine 05.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.